kübra

kübra
@kubkub99
Küçük aksiliklerin seni üzmeyeceği küçük detayların seni neşelendireceği bir yıl olsun
Adam için aşk acayip bir şeydi, içtikçe susatan, yedikçe acıktıran , tükettikçe yaratmasına neden olan, yeryüzündeki en paradoksal süreçti. Kesinlikle bir keyif hali değildi yani. Acı ile zevkin garip bir karışımı söz konusuydu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hissettiklerini başkalarının cümlelerinde görmek adamı rahatlatmıştı
Adam bir türlü anlamıyordu. Beyin üzerine onlarca kitap ve araştırma okumuştu. Bu konuda kendisini önemli bir şekilde geliştirmişti.Ama bir türlü anlam çıkaramamıştı. Nasıl olur da bir başka insanı içinde hissedebilirdi? Onu gördüğü an sahip olduğu bütün organların aslında ne kadar bağımsız ve başına buyruk olduklarını bir kez daha anlıyordu. Yıllardır beraber yaşadığı kalbi artık kendisini dinlemiyordu, beyni desen çoktan olay yerini terk etmişti. Ama adam bir şeyden çok emindi. Tüm hücrelerinin kendisini terk edeceğini bilse bile , onu gördüğü anları dünyada hiçbir şeye değişmezdi. Bundan daha büyük bir dopamini vücudunda salgılatan başka bir fizyolojik fenomen bilmiyordu. Emin olduğu bir şey daha vardı; şu hayatta kendisini anlayabilecek hiç kimse yoktu.
Bugün aşkının yıl dönümüydü. Onu ilk kez gördüğü günün. O anı ne zaman hatırlasa, başı dönecek gibi oluyordu. Bi insanın fizyolojisini bu hale sokacak nasıl bir güçtü ki bu, on sekiz yıl geçmesine rağmen kendisinden hiçbir şey kaybetmemişti
Her ne kadar bilim insanları aşkın ömrüyle ilgili çeşitli fikirler öne sürse de bu kesinlikle adamın aşkı için geçerli değildi.Zira üzerinden on sekiz yıl geçmesine rağmen, yani bir bakıma aşkı reşit olmasına rağmen hala ilk günki hissettiklerini hissediyordu adam