Yusuf bunları tahlil edecek seviyede olmamakla beraber, "yerini bulamama"nın azabını bütün teferruatıyla duymakta idi. Bu his herhangi bir işsizliğin verdiği can sıkıntısı veya endişeye benzemiyor, insanı gözle görülür bir şekilde eziyor ye yavaş yavaş, hayatta lüzumsuz olduğu kanaatini uyandırıyordu Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yaplacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek…
Niçin hayatının bu en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu, hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz, öldürmeye mecbur kalıyordu?…Niçin? Kimin için?…