İnsanların hayatını gerektiği gibi incelediğimizde, ortaya çıkan sonuç şu:
1. Tüm zamanların en büyük suçlusu bile dünyaya suçlu olarak gelmemiştir.
2. Bir kimsenin çocuklukta yaşadıklarını anlamaya çalışmak, onun daha sonraki hayatındaki dehşet verici şeyleri anlamamızı, değerlendirmemizi de içine alır.
3. Kişinin kötü muamele etmesi, onun bir zamanlar kurban olduğunu kabul etmeyişine dayanmaktadır.
4. Kişi reddetmek yerine, kurban olmuş olduğunun bilincinde olursa sadizmden daha çok korunmuş olur.
S. 4. Emrin ve "Kara Pedagoji"nin öngördüğü ana-babanın korunması, erken çocukluktaki ve kişinin daha sonraki gelişimindeki çok önemli bazı etkenlerin göz ardı edilmesine yol açmaktadır.
6. Bir yetişkin suçlamalarla, öfkeyle, pişmanlıkla değil de, olaylar arasında ilişkileri anlamakla duygusal yönden ilerleme kaydedebilir.
7. Duygusal açıdan gerçekten anlama, basit bir acımadan farklıdır.
8. Bir bağlantının her yerde karşımıza çıkıyor olması, bizi onu araştırmaktan alıkoymamalıdır. Tam tersine bu özelliği nedeniyle yani bunun hepimizin kaderi olduğu veya olabileceği için bu araştırmadan vazgeçmemeliyiz.
9. Nefretin yaşanması birbirine zıt iki biçimde ortaya çıkabilir. Birincisi, nefretin kişinin içinde yaşanan bir gerçeklik olması, ikincisi ise nefretin başkalarının hayatlarına mal olacak bir eylem olarak yaşanmasıdır. İlk duruma giden yol, eğer "Kara Pedagoji"nin yasakları ya da ana-babanın muhtaç olması yüzden kapanmışsa o zaman nefret ikinci biçimde yaşanır. Bu da ya Hitler'de olduğu gibi çevreye, diğer insanlara ya da Christian'da olduğu gibi kendine zarar vererek ortaya çıkar.