İnsan, kendi eylemleri ile ilişkili bir varlıktır. Her eylem insanda bir ruh, her ruh da bir eylem doğurur. Yani insan bazen içten dışa, bazen dıştan içe bir seyir halindedir.
...
Yani bazen dışın içini; bazen de için dışını imar eder. Yani sevgi bazen bir eylemden doğar; bazen de bir eylemi doğurur.
Bugün Efendimiz'i anlamak dediğimiz şey, somut ve spesifik birtakım sünnetleri hayatımıza tatbik etme ile başlayan ama burada kalmaması gereken, Efendimiz'in nazarıyla, hassasiyetleriyle, derdiyle, değerleriyle insana, topluma, havadaki kuşa, denizdeki balığa, saksıdaki çiçeğe, sokaktaki köpeğe, kediye hasılı iğneden ipliğe her şeye Onun ümmeti olduğumuzun şuuru ve nazarıyla bakmak demektir.
Efendimiz bugün mübarek başını kaldırsa ve baksa ne derdi, ne tavsiye eder, nasıl bir hareket tarzı takip ederdi? Bunu anlamak ve gereğini yerine getirmek için davranmak en büyük sünnet.
İslam, insanın Allah'la olan ilişkisine nizam verdiği gibi aynı zamanda insanın insanla ve insanın bütün varlıkla arasındaki ilişkiye de nizam verir. Çünkü Kur'an insana varlık hakkında derli toplu bir görüş ve külli bir âlem sezgisi kazandırır.