O zaman insanların kör solucanlar gibi kıvrandıkları , yalnızca gerçeği unutmaya çalıştıkları ve aradıkları bu unutkanlığı içki ya da orospuların soğuk öpüşlerinde buldukları çamurlu bir çukura atılmışcasına bir duyguya kapılıyordum .
Ülkem yok , cinsim yok , soyum yok , ırkım yok ; ve bunları malettirici biricik güç , inancam yok. Hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben , inansam inansam bir buna inanabilirim.