Kağıtlar

Nilgün Marmara
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
152
Basım Tarihi:
Kasım 2016
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786051850399
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·152 syf.··
2025 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 00:00
Selam. Kitabı okuyalı biraz zaman oldu. Fakat yorumunu paylaşmak şimdiye kısmetmiş. Kitap, yazarın notlarından oluşuyor. Bunları hiç yayınlamamış. Başkaları tarafından okunacağını hiç düşünmemiş. Yazarın yaşamı ve 29 yaşındayken intihar etmesi beni derinden etkiledi. Bu kitapta nasıl bir bunalımda olduğu yazdıklarından anlaşılıyor. Yazarı daha önce okumayan varsa çok kısa bir bilgi içeriyor yazdıklarım. Yani üzerine çokça konuşulabilir. Okudukça anlaşılan yazarlardan biri diye düşünüyorum. Zira, bazı cümlelerinin derinliğini algılayabilmek ve düşünmek için defalarca okumam gerekti. Sevgiler. Nilgün Marmara
1000Kitap
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
10/10
·152 syf.··
2025 104. kitabı
Bu yapıtta birtakım aforizmalar ağırlığını koymuş. Şairin kendine özgü bir poetik kaygısının belirleyici olduğunu, bu kaygıyı içinde barındırmayan birtakım şiir veya şiir taslaklarını niye geride bıraktığının ayrımına varabiliyoruz ve yine şairin düş dünyasındaki inanılmaz hareketliliğini, reel hayata karşı aldığı keskin yazınsal-şiirsel tavrını, üslup zenginliğini bu kitapta gözlemleyebiliriz.
Duygu ve Düşünce
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
6/10
·152 syf.··
2022 61. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 22:14
Gözlerim kitaba değdiği anda muhteşem bir ambiyans beni bekliyor "okumalısın" dedim kendime.. Kapağı, içerisin de el yazısıyla yazılmış geçmişin nostaljisini andıran kağıtlar.. kimisinin murekkebi dağılmıştı ve ben bu yazıların yazarın gözyaşlarıyla da ıslanmış olabileceğini düşündüm, duygu yoğunluğu içinde beni sarmayalayan düşüncelerle tereddütsüz hemen elime aldım .. Aynı heyecanla okumaya başladım bir bir.. Kitabın her sayfasında bu nostaljiyi çağrıştıran el yazımı kağıtların resmi ve hemen yaninda da bu kagitlarda yazan sözlerin basımı yer alıyordu.. Tüm sözler birbirinden bağımsız ve yazar bile kendi yazısında kimisini karalamıştı yazmakla yazmamak arasında tereddütte kalır misali... Beğendim mi,malesef... Beğendiğim sözleri 150 sayfanın içinden cımbız gibi seçerek alıntı olarak paylaştım ki yazara olan saygımdan. Yazar kendisi derleyerek yazmamıştı bu kitabi,tomar kağıt arasından seçilmiş fragmanlar gibi yayınlanmıştı her bir yazısı. Bu defa yazar kendisi derlemiş olsaydı mukemmel olurdu. Ölen yazarlarımız ardından derlenen bir cok kitapta okudum buna en yakın Tezer Özlü 'nün "Kalanlar" kitabını örnek olarak gösterebilirim. "Kalanlar" kitabi da yazarın ardından derlenerek basılmış bir kitaptı fakat akışı muhteşem ve dizeler dilimize gözlerimize oku,devam et diyordu adeta. Evet "Kağıtlar" kitabı da gözlerime oku dedi ama içeriğiyle degil, görünümündeki baskısıyla.. Derleme de seçilen kağıtlar arasindan deniliyordu önsözde de, eminim ki gercekte secilmesi gereken kağıtlar vardı ve bu hep eksik kaldı. Eleştirim ve puanım şüphesiz yazara değil, kitabadır. Yazarı daha iyi tanımak adına "Kırmızı Kahverengi Defter" gibi yayınlanan diger eserlerini de okuyacağım. Şimdi "kağıtlar" kitabını önerir misiniz diye sorsanız asla derim. Kitap göze hitap ediyor fakat dizeler
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
Kağıtlar
10/10
·152 syf.··
2024 6. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2024 23:34
Nilgün Marmara' nın kitaplarını çok merak ederdim. Neden hayatına son verdi onu bilmiyorum ama kısa kısa kağıtlara duygularını yansıtmış kaliteli sağlam bir kalem okudum. Edebiyatı kırıp geçirmiş harikaydı..
İnceleme
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
8/10
·152 syf.··
2018 60. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2018 23:01
Huu huu. Ne okudum şimdi ben? Gerçekten kitap mıydı okuduğum yoksa Marmara'nın beyin kıvrımları arasında bir yolculuk muydu yaptığım? Sahiden de küçülüp küçülüp o beyin kıvrımlarının arasında dolaşsam o düşünceleri yakalayabilir miydim? O beynin içinde dolaşan düşünceleri bir sıraya dizip bana anlamlı gelecek şekilde okuyabilir miydim? Bilemiyorum. Belli ki oldukça farklı düşünen bir beyin bu. Üstelik satır aralarında okunan bolca hüzün de var. Ilginçtir, notlarda hüznü çağrıştıran şeyler yazmıyor olsa da insana verdiği duygu bu. Sanki istiyormuş ki anlasınlar. O söylemek istememiş; anlaşılmak istemiş. Böylesi daha mı önemliymiş? Bilemiyorum. Hiçbir kitabının basıldığını göremeden veda ediyor bizlere sevgili Marmara. Kendi isteğiyle üstelik. Gerçekten anlatamamış mı acaba? Anlatmış da anlayan olmamış mı? Şiirleri (böyle adlandırılabilirse diyor kendisi de) oldukça özgün oldukları su götürmez bir gerçek. Bu kitapta da şiirlerinin doğuşuna tanık oluyoruz. Aklına düşen her cümleyi bulduğu ilk kağıda dökmüş gibi görünüyor. Bazen kendi bile yakalayamıyormuş belli ki düşüncelerinin akışını. Kağıda dökerek bir düzene sokabileceğini mi düşünmüş hiç öğrenemeyeceğiz maalesef. Yine de çok hisli bir kadın olduğu da gözardı edilemeyecek bir gerçek. Defterler ve hatta Daktiloya Çekilmiş Şiirler ve Kağıtlar mümkünse bir arada okunmalı bana kalırsa. Eminim çok daha anlaşılır olacaktır. Itiraf ediyorum bazen öyle şeyler söylüyor ki çok önemli şeyler anlatıyormuş ama ben öyle yabancı kalıyorum olaya, hiç anlayamıyorum. Ama ilginçtir ki hiç anlayamadığım cümlelerde bile o duygu yoğunluğunu çok güzel hissettim. Ayrıca her sayfanın solunda kağıdın orjinalini, sağında daktiloya çekilmiş halini görmek çok güzel bir deneyimdi.
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
Hepsini unuttum, Bir kuş kaldı
7/10
·152 syf.··
2025 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 22:05
“Bu sözsüz iletişim korkunç ve güzel. Belki de onun ıstırabını oluşturan bedeninin aşağı bölümünün olmayış, benim gizli sevincimin kaynağı. Kafesin içine küçük yazılı kâğıtlar uzatıyorum, bazen o da bana bir şeyler yazıyor. Bu yazı tanıdığım hiç bir dile benzemiyor, inanılmaz bir biçimde yabancı ve o denli tikel ki! Bu dili ancak ben ve yarım adam biliyoruz, başka birileriyle bu dille iletişim olanaksız.” Her ne kadar veda mektubunu son sayfada göremesem de Nilgün’cum ben seni anlıyorum.
1000Kitap
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
Marmara
Puan vermedi·%36 (56/152 syf.)··
Beğendi
Sylvia Plath'in şairliğinden etkilenen Nilgün Marmara, kendi imge dünyasını Plath'in imge dünyasıyla birleştiriyor bu kitabında. Aslında bir şiir kitabından çok bir derleme olan "Kağıtlar", şairin en kırılgan hallerini okuyucuya sunuyor. Zekice işlenmiş cümleler ve yapılan kelime oyunları, Marmara'nın içinde bulunduğu mental durumu ve yaşadığı olayları gözler önüne sunuyor. Kesinlikle okurken duygulandıracak; aynı zamanda düşündürecek bir derleme.
Edebiyat
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
8/10
·152 syf.··
2024 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 12:19
Benim için 2023'ün son kitabı 2024'ün ilk kitabı oldu. Nilgün Marmara'nın okuduğum ilk kitabıydı ve bazı yerlerde anlamakta epey zorlandım. Hayat hikayesi de oldukça üzücü geldi bana. Depresif bir insan olması benim ilgimi çektiği için okumaya başlamıştım. Kitap yakın arkadaşımın hediyesi olduğu için de bir hevesle okumaya başladim. Şiir kitabı olmasına rağmen yavaş ilerleyen bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Ve gerçekten şiirler oldukça depresif yazılmış. Nilgün abla hiç mi gülmedin ya bizi de güldürmedin. Genel olarak sevdim sevmedim diyemem. Okumak isteyenler büyük beklentilerle okumazlarsa tatmin olabilirler. :)
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 36. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2024 18:43
Ne okudum şimdi ben? Gerçekten kitap mıydı okuduğum yoksa Marmara'nın beyin kıvrımları arasında bir yolculuk muydu yaptığım? Sahiden de küçülüp küçülüp o beyin kıvrımlarının arasında dolaşsam o düşünceleri yakalayabilir miydim? O beynin içinde dolaşan düşünceleri bir sıraya dizip bana anlamlı gelecek şekilde okuyabilir miydim? Bilemiyorum. Belli ki oldukça farklı düşünen bir beyin bu. Üstelik satır aralarında okunan bolca hüzün de var. Ilginçtir, notlarda hüznü çağrıştıran şeyler yazmıyor olsa da insana verdiği duygu bu. Sanki istiyormuş ki anlasınlar. O söylemek istememiş; anlaşılmak istemiş. Böylesi daha mı önemliymiş? Bilemiyorum. Hiçbir kitabının basıldığını göremeden veda ediyor bizlere sevgili Marmara. Kendi isteğiyle üstelik. Gerçekten anlatamamış mı acaba? Anlatmış da anlayan olmamış mı? Şiirleri (böyle adlandırılabilirse diyor kendisi de) oldukça özgün oldukları su götürmez bir gerçek. Bu kitapta da şiirlerinin doğuşuna tanık oluyoruz. Aklına düşen her cümleyi bulduğu ilk kağıda dökmüş gibi görünüyor. Bazen kendi bile yakalayamıyormuş belli ki düşüncelerinin akışını. Kağıda dökerek bir düzene sokabileceğini mi düşünmüş hiç öğrenemeyeceğiz maalesef. Yine de çok hisli bir kadın olduğu da gözardı edilemeyecek bir gerçek. Defterler ve hatta Daktiloya Çekilmiş Şiirler ve Kağıtlar mümkünse bir arada okunmalı bana kalırsa. Eminim çok daha anlaşılır olacaktır. Itiraf ediyorum bazen öyle şeyler söylüyor ki çok önemli şeyler anlatıyormuş ama ben öyle yabancı kalıyorum olaya, hiç anlayamıyorum. Ama ilginçtir ki hiç anlayamadığım cümlelerde bile o duygu yoğunluğunu çok güzel hissettim. Ayrıca her sayfanın solunda kağıdın orjinalini, sağında daktiloya çekilmiş halini görmek çok güzel bir deneyimdi.
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
10/10
·152 syf.··
2020 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2020 15:36
Edebiyatımızın en kırgın kız çocuğu olarak nitelendiriyorum ben onu. Gerek yazdığı süreçte "satırlar arasındayım duyun beni." havası gerekse "bırakın da burada kalayım." ikilemleri içinde bir yazınsal hayatı olmuş gibi dursa da gerçeklerin ne yazık ki böyle olmadığını hiç yoktan yazdıklarının tüm toplamının ölümüne karar verme aşaması olduğunu ve bunların da veda niteliği taşıdığını anladım,onu tanımaya başladığım ve bu kitabı da okumayı tamamladığımda. Bu dünyada kendisine bir iskembe bulamamış da ayakta kalmış bir kadından bahsediyorum. Ona yakıştıramadığım bir sekilde ama kendisinin de bunun nasıl olacağını aslında biraz ima eder şekilde ayrılışı kuşları neden bu kadar önemsediğini gösteriyor ki bundan ötürü de:"Benden sonra kuşlara iyi bakın." demiş olabilir. çünkü kendisi de tıpkı onlar gibi kendini boşluğa bırakmış ama kanatları tarafından taşınamamıştır(Şahsi fikrim).Kim bilir ne yükü vardı diye sorduğum çok olmuştu okurken eminim siz de böyle soracaksiniz fakat her ne yükse, beşeri olan boyutta bunun altından kalkmadığını anlayabilmiştim. Ona gore sanat "ölmekti" ve bunu da başardı. Kim bilir belki tüm sorularina yanıt bulmuş, kendinden önce giden sürekli andığı Sylvia'ya da arkadaş olabilmiştir. Kitap içeriğine gelecek olursak; sayfalar iki bölümden oluşuyor bir tarafında orijinal kendi yazdığı sayfaların baskısı diger tarafta ise editör tarafından düzenlenmiş biçimleri ile tertemiz bir okuma şansı tanıyor. Konu tamamen içsel bir döküntü olarak kendini gösteriyor yani bir olay örgüsü ya da bir kurmacalık yok genellikle yazılanlar bir karalama defterinı andırıyor ki zaten öyle de sayılabilir çünkü üzerini çizildiği yerler de ayni o sekilde verilmiş. Bir siir kitabı olarak da okumak anlamsız bu yüzden okurken " eee burada şimdi ne demek istemiş ki simdi?"
Edebiyat
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma

Yazar Hakkında

Nilgün MarmaraYazar · 8 kitap
Nilgün Marmara, Balkan göçmeni olan bir ailenin iki kızından biri olarak, 13 Şubat 1958'de İstanbul, Moda'da doğdu. Bir Marksist olan babası Fikri Marmara, muhasebe müdürüydü. Babası, Bulgaristan'ın Plevne şehrinden, annesiyse Vidin'den İstanbul'a göç etmişlerdir. Liseyi Kadıköy Maarif Koleji'nde okudu. Üniversite hayatına İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden başladı ancak siyasi sebeplerle burada devam edemeyip tekrar sınava girdi ve Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. Okulu, "Sylvia Plath'in Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi" tezi ile 1985'te bitirdi. Mezun olduktan sonra Marmaris'te bir tatil köyünde çalışmaya başladı. Farklı şirketlerde sekreterlik, Mısır Konsolosluğunda memurluklarda bulunsa da iş hayatı çok uzun süreli olmadı. 1982'de, arkadaş ortamında tanıştığı endüstri mühendisi Kağan Önal ile evlendi. Eşinin işi dolayısıyla 16 ay Libya'da yaşadılar. 13 Ekim 1987'de 29 yaşındayken kaldığı evin balkonundan atlayarak intihar etti. İntiharının ardından Ece Ayhan, "Meçhul Öğrenci Anıtı" şiirinde "Aldırma128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında.." mısralarıyla kendisine seslendi. Ferda Erdinç, “üstü ağır oturaklı bir kadın, altı ayak parmakları birbirine bakan bir çocuktu”, Cemal Süreya 841. gün eserinde, "Nilgün ölmüş. Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış, Ece Ayhan söyledi. Çok değişik bir insandı Zelda. Akşamları belli saatten sonra kişilik hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. Yüzü alarır bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. Çok da gençti. Sanırım otuzuna değmemişti daha.. Bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. Dönüp baktığımda bir acı da buluyorum Nilgün’ün yüzünde. O zamanlar görememişim. Bugün ortaya çıkıyor." demiştir. Ayrıca Seyhan Erözçelik, Nilgün Marmara'nın intiharının ardından Nilgün'ün Göztaşı isimli şiiri yazmıştır. Ölümü Ardından Tartışmalar Nilgün Marmara'ın intihar etmediği, öldürüldüğü ve Nilgün Marmara'nın ölümünde eşi Kağan Önal'ın ihmali olduğu söylenmiştir. Kağan Önal, kendisine yöneltilen suçlamalara yönelik, "Oysa Nilgün’ün tedavi olması gerekiyordu ama o doktordan kaçıyordu. Doktor, geldiğinde evde olması gerekirken evde değildi. Doktor beklemişti. Gelince de konuştular... Doktor bana “İşiniz çok zor, tedavi olması lazım ama çok zeki ve kültürlü. Yani en zor vakalardan” demişti. Çünkü iyileşmesi için entelektüel faaliyetlerde bulunmaması gerekiyordu. İlacı dayayacaklar ve uyuşacaktı. Orta kültür ve zekalı durumlarda bu hastalık genelde 20’li yaşlarda ortaya çıkarmış, Lityum tedavisi ile başarılı olunurmuş. Ancak Nilgün bu tipte değildi. Tedavi olması, buna ikna olması, tedaviden memnun kalması hepsi ayrı bir dertti. Dolayısıyla tedavi olmadı. Öldüğü gün bana tedaviye tekrar başlayacağına dair söz vermişti." şeklinde açıklamıştır. Nilgün Marmara'nın, ölümünün ardından basılan Kırmızı Kahverengi Defter isimli kitap büyük bir tartışma yarattı. Kitap, Nilgün Marmara'nın günlüklerini yayımladığını söylüyor olsa da Libya'da geçirdiği zamana dair tek alıntıyı "Kağan eteğine pis bir herif oldu, her gün barlarda sürtüyor." şeklinde yapmıştı ve kitabın en büyük sorunu "baskının kesilip biçilme tarzı nedeniyle, Nilgün Marmara, ıstıraplar içinde, sadece ölümü ve arada da şiiri düşünen, asık suratlı, sinik ve sonuç olarak intiharından ibaret birisiymiş, yaşamamış, yani aslında intiharına kadar bayağı varolmamış biri gibi" sunmasıydı. 2016 yılında Everest Yayınları'nca Nilgün Marmara'nın arkasında bıraktığı “günlüklerinin ‘Kırmızı Kahverengi Defter’ adıyla izinsiz bir şekilde yayımlanmasından itibaren başlayan yanlış anlamalar, yersiz kuşkular, haksızlıklar, aşırı yorumlar silsilesine bir son vermek amacıyla eksiksiz olarak yayımlanan ‘Defterler’, Nilgün Marmara ile ilgili soru işaretlerini ortadan kaldırıyor. ‘Defterler’ ile Nilgün Marmara adı etrafında dönen spekülasyonlar, yalan haberler, yanlış iftiralar sona eriyor. ‘Defterler’ gündelik yaşama, çevresine, ilişkilerine bakışını yansıtarak şimdiye kadar bilinenden, varsayılandan farklı bir Nilgün Marmara portresini de gözler önüne seriyor.” arka kapak yazısıyla günlüğün tıpkıbasımı da içerir şekliyle yayımlandı. 2017 yılında günlüklerini tuttuğu iki defterinden başka notları da yine Everest Yayınları'nca Kağıtlar ismiyle yayımlandı. Eserleri Şiir Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1988) Metinler (1990) Günlük Kırmızı Kahverengi Defter (1993, Gülseli İnal tarafından hazırlandı) Defterler. (2016) Kağıtlar. (2017) İnceleme Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi (1985, Dost Körpe tarafından 20 yıl sonra Türkçeye çevrildi) Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Nilgün_Ma...