Muhteşem bir eser. Şaheser. Kurgusu o kadar mükemmeldi ki hiç bitmesin istedim.
Kitap Aydınlı bir fırıncının vampire dönüşmesini anlatıyor. Biliyorsunuz Aydın şehri ismini kuruluş amacından alıyor: Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm aydınları toplamak. Başta çılgınca bir fikir gibi görünse de zamanında denemeye değer görülmüş.
Hayatını ekmek yaparak ve satarak kazanan Cemil Bey'in sihirli kürekleriyle vampirlerle savaşmasını anlatıyor. Bunu yaparken de dönemin ve yörenin toplumsal olaylarına yer vermeyi ihmal etmiyor. Yeri geliyor un fiyatlarından dem vuruyor, yeri geliyor deve güreşlerinden.
Finali çok güzel bağlıyor yazar. Cemil Bey'in bilinçsiz antibiyotik kullanmasının bir sonucu olarak dede yadigarı resesif vampirlik genlerinin ortaya çıkması ve küreğini ay ışığında kırıp pide kuyruğunda gözüne kestirdiği kurt
adamlarla çatışmaya başlaması.
Hem toplum sağlığı açısından hem de bir edebi zevk vermesi açısından herkese tavsiye ederim.
Ha ben yarım bıraktım çünkü bitsin istemedim.
İyi okumalar.
Bu film üniversitedeki felsefe hocamın en sevdiği iki filmden biriydi. Merak edip izlemiştim. Anlayamadığım çok şey vardır muhakkak ama neden sevdiğini çözememiştim.
Ama demişti Umut biraz hüzünlenerek “olur da birimizden biri unutur gelmezse, diğeri muhtemelen kendisini bu koca dünyada yapayalnız hissedecek, sevilmediğini düşünecek ve şu kasap gani tabelasını kasap cani olarak okuyacak ! Yalnızca kederden ağlayacağı, gözleri yaşlı olacağı, bu yüzden tabelayı iyi seçemeyeceği için değil, aynı zamanda unutmak bir cinayet olacağı için.”
Fi tarihinde başlamış olduğum kitabı bugün bitirdim. Etrafımda sen hala bu kitabı bitiremedin mi diyen sesleri ve iç sesiminde onları haklı çıkaracak sorularla karşıma geldiğinde, bu kitap zaten kendini okutturur, neden acele edeyim derken buldum.
Uzun zamandır kaliteli bir roman okumamıştım. Siz kaliteli romanı nasıl tanımlarsınız? Benim ki, her yarım bıraktığınız sayfada hiç yarım bırakmamış gibi sizi içine çeken, darılmayan tavır yapmayan olayları incelikle bağlamasını bilen, derdini kişiler ve onların hayata bakışı üzerinden nasıl ustalıkla sunduğunu, bu kitabın hakkını veremiyorum kaç kere daha okumalıyım acaba dedirttendir.