Tek bildiği, hayatını bir kez heba ettiysen geri dönüşün olmadığı; geçmişe müdahale edilemeyeceği, geçmişin telafi edilemeyeceği ya da düzeltilemeyeceği; merhamet yok daha önce hiç farkında olmadığı kadar farkında şimdi insanın yaptığı ya da yapamadığı ‘şey’in nihai olduğunun, her hatanın ya da her ihmalin ve evet burada oturmanın bile bir tekrarının ya da telafisinin olmadığının ve bunun durdurulamayacak bir şekilde süregittiğinin -insan neden yerinden kımıldaması gerektiğini bilmese de- böyle bu.
İnsan elinde ne olduğuna bakmaksızın koşar, koşar ve bayrağı bir diğerine verir. Biri, bunun amacını soracak olursa söyleyecek neyi vardır?İnsan hile yapabilir tabii, birini kolundan tutup kenara çekebilir ama elini açarsa bulacağı bir hiçtir. Bunun için mi koşturuyoruz, kuşaktan kuşağa?