İnsan yaşamının mutlak en önemli olgusu sevilen bir insanı özlemek , istemek. Onun yanındayken de özlemek , istemek. Oysa yaşam genellikle insanın bir başına kalması. Uykuda, uykuyu ararken. Derin uykuların ötesinde bile zaman zaman düşünce sezinlemiyor mu insan birbaşınalığın çaresizliğini ? Yollarda , okurken , pencereden caddelere bakarken..
Yaşamımın en mutlu anlarında da aynı güçle acıyı duymadım mı. Ve acıların ötesinde bir beklenti vardı:
Kendi dünyamın beklentisi. Kendi odamda içebileceğim sabah çayının beklentisi