Ömer F. Doğan

Ömer F. Doğan
@kurtas39
~ Ben hep bir şehirde yaşar, başka bir şehri severim...
Kütüphanende bir kitap, sırtında bir yazı: "Yaralısın"
Puan vermedi·248 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2023 01:13
"Yakalandın! Kaçtığın o gerçek, gelişigüzel iyiyimler; o can alıcı, yalın ve içten bir çağırış gibi duruyordu karşında: Yaralısın! Bir sözcük bu denli eritebilir miydi seni? Aralayabilir miydi kor cehennemi? Belleğini kemiren, kendini hep yineleyen o tanıdık sızı yine baş gösteriyor: Yok olsam... Yok olsam... Artık hayattaydın, vardın. Oysa yok olmakla, hiç olmamak arasında büyük fark vardır. Sen etten ve kemikten, çeşitli belirteç şekilden ve ruhtan, hüzünden, mutluluktan, acıdan... En çokta acıdan... Acıdan bir insandın. Şimdi yok olsan, yarılsa yer karışsan toprağa veya bir bulut, yudumlanır olsan boşluğa, artık ne fayda? Bundan böyle sen, çevrenin belleğinde bir izdüşümünde, solunan havanın moleküllerinde, bir yaşamın hapşırığındasın. "Çok yaşa!" Elinle beslediğin hayvanlar geliyor aklına. Bir çiçeği ıslatışın, okşayışın... Sen artık doğanın da hatrında, hatırlanışındasın... Hem kimse beceremez senin gibi o işi, kimse sakınamaz bir acıyı senin gibi sevdiklerinden. Kovuyorsun bu düşünceleri, uzaklaştırıyorsun zihninden. Derinden bir soluk alıp veriyorsun: Oh! Bu soluk ki ferah... Bu soluk ki taze ve yenilenmiş. Bu soluk karışacak diğer soluklara." Yukarıda bizzat yazdığım yazı, kitap ile ilgili bir fikir yürütebilmeniz adına bir örnek, teşkil. "Yaralısın" işte böyle bir kitap. Bu çekilen işkencelerden, aşağılanmalardan, acıdan öte; var olmamayı dileyen bir adamın hikayesi. Uzundur 'ikinci şahıs anlatıcı' dilinde bir eser okumamıştım. Sarsıldım. Her dayağı yiyen bendim; aşağılanan, sövülen o kişi bizzat bendim. Cümlelerin sarsıcılığı 'sen' diliyle de birleşince ortaya muazzam eser çıkarmış yazar. Nitekim girişte, tam altı sayfalık Yaşar Kemal övgüsü yer alıyor. O büyük duayen, yalnız 'aferin' yazsa, günümüz yazarlarının çoğu bunun zekatını bile veremez.
1000Kitap
YaralısınErdal Öz · Can Yayınları · 20192,468 okunma
Reklam
"Kaşıktan başka hiçbir şey yok; ne çatal, ne bıçak, hiçbir şey. Her şey kaba bir kaşıkla yeniyor, içiliyor, kesiliyor. Çatalın, bıçağın bir yemek masasındaki gereksizliği burada kesin bir sonuca bağlanmış.... Eliyle de yiyebilir Nuriler. Çünkü uygarlığın getirdiği her şey, özgür insanların hakkı olsa gerek. Bu adamlan, egemenler, toplum adına; suçlu saymışlar, ayırmışlar onları, toplum dışı bir yerlere takmışlar. Ellerinden de uygarlık buluntusu ne varsa almışlar, asıl böylece cezalandırmışlar onlan; insan olmaktan çıkarmışlar."
Sayfa 218·Kitabı okudu
"Kendi gözlerinle görüyorsun kendini. Bit kadar küçük bir avluda, dört taş duvarın arasında, üzerinde mendil kadar küçük bir gökyüzü varken hangi güneşin batışını, ne hakla, neresinden gözleyebilir, hangi bozkırın hangi güzelliğini yaşayabilirsin? Bunca güneşsiz insan, bunca karanlık acılar içinde kıvranırken duygulanmak, içten içe de olsa bir güzellik sarsıntısı geçirmek bile utançtan başka ne verebilir insana."
Sayfa 214·Kitabı okudu
"Herkes mektup bekliyor; bir ses, bir dost sesi bekliyor dünyadan. "Nasılsın? İyi misin?" Bunu bekliyor. Bu bile yetiyor onlara. Ne iyi, senin böyle bir derdin yok şimdilik."
Sayfa 210·Kitabı okudu
"Bu işin sonunda bir gün bir kurtuluş olacaksa, insanca olmalı, onurlu olmalı diyorsun, hep bunları diyorsun içinden. Kendi kendinle yüz yüze gelebilmelisin, bakabilmelisin kendi yüzüne. Başkalarının yüzüne de. Ama kendi yüzüne bakamayan biri, ne yüzle çıkar başkalarının karşısına? En korkuncu bu işte; kendi yüzüne bile bakamaz olmak. Bu yıldırıyor seni."
Sayfa 90·Kitabı okudu
Reklam