Nereden başlasam bilemiyorum.
Okuduğum bölümlerde biraz duraklayıp nefesimi kontrol edip devam ettim. Küçücük bir çocuğun kurgu bile olsa bu denli kötü olayla karşılaşıyor olmasını kabul edemedim her defasında. Çiçeği burnunda bir anneyim.Okurken ne kadar zorlandığım tahmin edilebilinir sanırım.
Beni en çok yaralayan ve uzun uzun düşünmeme sebep olan kısım ise savaşın sona ermesiyle beraber yaralanan,sakatlanan, öksüz kalmış çocukların yetimhane içinde yapmış oldukları. Savaşın çocuklar üzerindeki çirkin etkisiyle beraber birbirlerine hitap ettikleri takma isimler, davranışlar, güçlünün güçsüzü ezmeye çalışması,kız çocuklarının hayat kadını gibi davranıp bununla övünmesi ve daha niceleri..
Çocuklar bir ulusun geleceğiyken maruz kalınan her türlü şiddet onların sonraki hayatlarındaki rollerine açık çek veriyor olmasıdır.
Kahramanın yetimhaneden ayrılması ve ailesinin yanına yerleşmesiyle beraber gerçekleşen olay örgüsü kitabı bitirmek için aceleyle yazılmış ve noktalanmış gibi geldi bana.
Son olarak Boyalı Kuş her ne kadar siyasi bir kitap olsa da,nacizane tavsiyem sağlam bir ruh haliyle okunmasıdır..