..Kendini çok beğenip de kendinden hiç memnun olmayanların cehenneminde yaşıyor ama,yazık ki bunu kendi de bilmiyordu.Hayata ve dünyaya ait o kadar şey bilip,kendini bilmemek de onun trafiği olsa gerek..
En akla yakın açıklama bence şu:Şapka insanın kafasına işaret eden bir şeydir;erkeklerse "kafalı" kadınlardan hoşlanmazlar.(Ona bakarsanız,erkeklerin omuzları ağlamak içindir,ama erkeklerin çoğu,omuzlarında bir kadının başını taşımaktansa,hayatın yükünü taşımayı tercih eder.)
..çevre dergisi satanların bile,bu işi çevreyi rahatsız etmeden yapmaları gerektiğinin bilinmediği bir ülke burası!
..."Hanımefendi ,çevreye karşı duyarlı mısınız?"
"Arık hiçbir şeye karşı duyarlı değilim,"diyorum..
Bakıyorum da benim bu aksilikle aşamayacağım barikat kalmamış!
Olmuşum ben ! :))
...İçlerinden hiç olmazsa birkaçının bir gün nasıl olsa bileceklerini şimdiden bilmeniz.Bir zamanlar oyuncusu olduğunuz bir oyunun şimdi seyircisi olmanız..Ve kendi kaderinizin yanından geçer gibi ,yanlarından artık yalnızca geçip gitmeniz.Bir yanım kendini hala ve şiddetle solcu hissettiği için,bu denli öfkeleniyor olsam gerek.Yoksa niye bu kadar kurcalansın içim??
Olan biten bir şey yok aslında.Gerçek bu kadar yalın.Gerçek bu kadar savunmasız.Yoksullar ve yoksulluk,burnumuzun dibinde orada,öylece duruyor ve bizler her gün onların yanından geçip gidiyoruz;hiçbir şey yapmadan,kimseye hiçbir yararımız olamayacağına sonsuza dek inanmış olarak,her şeyin bizi aştığını,kimse için hiçbir şey yapamayacağımızı düşünerek..Gerçeklerin bilinmesi hiçbir hayatı değiştirmiyor artık.Bilinmekle değil,ancak adanmakla aşılacak gerçekler gözümüzün önünde kayboluyor..
Sayfa 277 - Belkide en beğendiğim kısımlardan biriydi..·Kitabı okudu