Dünya zeval yeridir. Burada hiçbir şey kalıcı değildir. Gelenin gitmesi mukadderdir. Ebediyet için yaratılmış bizlerin burası ile kanması düşünülemez. Burada kendisine kalıcı hedefler edinenler, su üstüne yazı yazanlar gibidir. Burası bizi kandıramaz, çünkü bizler sonsuzluk yurdunu görmüş, orada bulunmuş ve orasına göre çıtamızı ayarlamışız. O yüzden dünyada ne elde etsek, sanki hiç mesafe kat etmemişiz gibi tatminsizlik yaşarız.
Birilerine karşı hata işlediğini düşünen ve bu yüzden af isteyen önce kendi içindeki bu mekanizma ile yüzleşmeli, önce vicdanı ile hesaplaşmalıdır. Kendi vicdanının affını hak edeni herkes affeder.
Sözün de kaderi var. Kimisinin kulağına çarpar düşer, kimisinin kalbine girer coşar. Sözün de himmeti var. Sözün himmeti sahibini bulmaktır. Elverir ki himmet himmet doğura, söz çıktığı gibi kalmaya, kökü yerde, dalları cennete uzanmış bir ağaç ola...