Modern insanların gerçekliğin sadece %5’ini algılıya bildiğini ve şu an sahip olduğumuz bütün teknik araçlara rağmen bizi çevreleyen gerçekliğin%95’i hakkında hiçbir fikrimizin olmadığını belirtmiştir. Ayrıca kavrayamadığımız bu %95’lik kısımda, çözüm bulamadığımız tüm soruların cevabı yatmaktadır.
Bilimsel araştırmalar büyük bir atılım gerçekleştirdi eskiden tek bir gerçeklik üzerine düşünürdük. Bu yüzden sadece tek bir geleceğin mümkün olduğuna inanırdık. Ama şu anda aynı anda paralel gerçekliklerin var olduğunu biliyoruz. Bilincimiz tek bir zamanı tam anlamıyla algılayabilir. Başka bir zaman hakkında bilgimiz yok. Duygularımız sınırlı olduğunu da düşünürsek, bu çok da şaşırtıcı değil. Görülebilir ışığın sadece %8’ini algılayabiliyoruz, bizi çevreleyen gerçekliğin %92’si duygularımızın erişimine kapalı. Ama biz algılayamazsak da bu gerçeklik var oluyor. Kendi kendimizin ölçüm dayanağı yine biz olduğumuz için ve bizim de oldukça sınırlı bir kapasitemiz olduğu için bu gerçekliği anlayamıyor ve reddediyoruz. Ancak etrafımız farklı enerji, titreşim, dalga ve bilgilerle çevrili.
Televizyon ve gazetelerde yayınlanan haberler, korkularımızı keskinleştirmek güçlendirmek için en iyi bilgi kaynaklarındandır. Onlar yüzünden her zaman savunmada kalırız. Onlar yüzünden bütün bedenimiz bitap düşer ve başka bir bakış açısını göremez hale geliriz. Eğer düşüncelerimizle kaygı enerjisine girersek, şunu hatırlamanız gerekir benzer benzeri çeker.