Elçin Ertem, bir alıntı ekledi.
19 May 15:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aklımda ;)
İnşallah diyene, hazır olda bekleyen şeytan “lades” yapamaz. Zira inşallah diyen, “Allah aklımda” demiş olur.

Esma-i Hüsna 1. Cilt, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 718)Esma-i Hüsna 1. Cilt, Mustafa İslamoğlu (Sayfa 718)
N.Damla MUMCU, Ladesçi'yi inceledi.
14 May 18:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Üstün Hocanın okuduğum diğer kitaplarından oldukça farklıydı. Dürüstlük kavramını, tavuğun Lades kemiği üzerinde oynanan alaycı oyunla bağdaştırması çok hoşuma gitti. Etik ve ahlak konuları üzerine bir ders vermek istesem okunmasını tavsiye edebilirim...

Bir lades tutuşsak seninle mesela
"Nesine" desen
"Sesine" derim
Bilirsin yüzün aklımdadır hep
Ben sesini özlerim

Zafer, bir alıntı ekledi.
10 May 22:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İKİNCİ CİN - (Birinciye.) İnsandan şair çıkar mı?
BİRİNCİ CİN - Çıkar zâhir! Hem de öylesi çıkar ki, sizin şu şırıltınızı boncuk boncuk ipliğe dizen, fırçasını kelebek kanatlarına banan, bülbülün lâdes kemiğinden rübap yapan sanatkârlarınızı bastırır. Ama böylesi, insanlar arasında, İspanyol piyangosunun kazançları kadar az. Sizin insan dediğiniz bir acaip mahlûk! Yüz binde, doksan dokuz bin dokuz yüz doksan dokuzu, gözüne mertek sokulsa görmez de, bir tanesi, nokta kadar tohuma bakınca içindeki ağacı görür.

Sabır Taşı, Necip Fazıl KısakürekSabır Taşı, Necip Fazıl Kısakürek
Yusuf Çorakcı, Hüyükteki Nar Ağacı'ı inceledi.
07 May 20:11 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Türk edebiyatının usta isimlerinden Yaşar Kemal'den okuduğum ilk roman olan Hüyükteki Nar Ağacı, güzel anlatımı ve merak uyandıran öyküsüyle dikkatimi çeken bir kitap oldu. Evde kitaplığı karıştırırken tesadüfen bulup nasıl acaba diyerek başladım ve okumanın güzel olduğunu söylemeliyim. Evet ilk kez okudum yazarın kendisini, çünkü okullarda sürekli ağzımıza, burnumuza, gözümüze okuyun diyerek sokulmasından nefret ettiğim için uzaklaştım ister istemez. Dilerim bir gün kendine eğitimci diyen şahıslar kitapları sevdirmenin bir yolunu bulurlar. Neyse onların canı cehenneme diyerek kitaba geçelim. Oldukça akıcı ve donanımlı bir dil kullanan Yaşar Kemal, ortam ve kişi analizlerini güzel yapmış. Okurken kendinizi pis sıcağın altında sivrisineklerin hain saldırısı altında hissediyorsunuz. Anadolu insanını iyi tanımlıyor ve hiç görmemiş olsanız da gözünüzün önüne geliyor. Kısacası okurken yaşatıyor demek mümkün. Hikayesi ise oldukça dramatik. Çukurova'ya çalışıp para kazanmak için giden ve köy köy dolaşan biri çocuk beş kişinin maceralarını okuyoruz eserde. Traktörler, biçerdöverler gibi makineler çiftliklere, tarlalara girdikten sonra artık ırgatlık kalmamıştır ve kimse yanına adam almak istemez. İşte bu beş arkadaş makineleşen Çukurova'nın ortasında üç kuruş kazanmak için sürekli arayış içerisindedirler ancak hiç umdukları gibi gitmez. Birisi de sıtmaya yakalanmıştır ki, ha öldü ha ölecek diye beklerler. Sonra kadının birinden hüyükteki nar ağacını duyarlar, dediğine göre bu ağaç her derde deva mucizevi bir ağaçtır. Artık işten aştan vazgeçip o nar ağacını aramaya koyulurlar. İş için evinden çıkan bu vatandaşların tek derdi bir tane ağaç oluyor işte, umut fakirin ekmeği sözünü doğruluyor bize. Yaşar Kemal o dönemin ve yörenin halkını güzel anlatmış ve başarılı bir analiz ortaya koymuş. O yıllara ait güzel şeylerden biri kimsenin sizi aç ve susuz bırakmayıp sofrasında yer açması olabilir, şimdi millet birbirinin cebinden leblebi çalıyor. Kitabın sonu bana yok gibi geldi, bir anda bitiyor ne olduğunu anlamıyorsunuz. İnsanların cehaletini, sonradan görmeliğini, hurafelere olan takıntılarını ve gelecekle ilgili umutlarını bize açıkça göstermek istemiş yazar. Memet adındaki çocuğun sürekli boynuzlu öküz alacağım söylemlerinden usanmakla birlikte, Çukurova'ya başta sallayıp sonra bizimkilerin peşine takılan Yusuf en sinir olduğum karakterdi. Kitabın salağı olan bu arkadaş arkalarından takıldığı yetmedi bir de sıtmaya yakalandı, o kadar biliyordun da niye gittin o zaman bile bile lades. Aslında daha uzun olabilirmiş kitap diye düşündüm fakat hikayede geçen zaman aralığı buna uygun olmazdı herhalde. Benim gibi yazarı hiç okumadıysanız güzel bir başlangıç olabilir. Umarım birilerinin dayatması ve zorbalığı yüzünden Yaşar Kemal'den uzak kalmazsınız. Hösük diye isim varmış ilk kez duyuyorum, tek harfle hödük kaçmış ama biz insanın ismiyle alay etmeyelim. Hala burnuma bulgur pilavı kokusu geliyor hiç de sevmem.

-Biliyor musun Olric.
+ Neyi efendimiz?
– Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı.
+ Neden efendimiz?
– Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim?
|Tutunamayanlar/Oğuz ATAY|