"Yaralanmayı göze almadığı yerde vicdan mayalanmıyordu. Dünyada çok acı var. Sen bir insansın, içinde güp güp atan bir vicdanı vardı insanın. Gözlerini kaçıramazdı."
Huzurlu günleriniz olsun... Bugün sizlere; yazar @gulustandemirtasofficial yazmış olduğu, @ikinciadamyayinevi bünyesinde çıkan "Cennetin Fragmanı Gibiydi Gülüşün" kitabının yorumu ile geldim...
Elis, kötü kaderinin pençesindeydi... Annesi Hadra elinden geleni yapsa da küçücük yaşında gelin edilmişti... Topraklarından kaçmak için gittiği yolculuğu insan tacirinin eline düşmesiyle karanlık günler baş gösterecektir... Bir Ağa'nın üçüncü karısı olmak gibi mesela...
Yine de inatla gülümsemiştir, umudundan vazgeçmemiştir Elis... Hamile kaldığında da, konağın bir köşesinde tutsak hayatı çektiğinde de hiç vazgeçmemiştir umudundan... Zuhur hanım konaktaki hâkimiyeti elden gitmesin diye hapsettiği bu kızcağızı yeni hayatına götürürken Elis için bambaşka bir kader çizilmiş olacaktır...
Asel, Elis gibi sıkıntılar çekmeyecektir... Kızı için elinden geleni yapacaktır... Lakin Asel'in verdiği yanlış kararlar hayatında derin izler bırakırken Elis, kızı Asel için iyi bir kader dilemekten başka elinden bir şey gelmiyordu... Film gibi deriz ya, satırlarda Elis, Asel, Hadra, Asaf ve diğerlerini okurken sanki karşımızdalarmış gibi görmemiz mümkün olacak...
Akıcı, film tadında bir kitaptı... Doğu kültürüne hitap eden, anlatımda daha çok etkileyici sözlere yer verilen RS'den kurtarıcı bir kitap olduğunu düşünüyorum... Asel'in yaptıklarına için için sinir olsam da Hadra, Elis gibi çekmediği için bir noktada onu da anlamaya başlıyorsunuz... Farklı bir kültürü, etik değerlerini, geleneklerini öğrenme ve bunu öğrenirken acı bir masal tadını alacağınız hikâyesiyle, özellikle hayata dair dramatik kitaplar okuyan okurların seveceği bir eser olduğunu düşünmekteyim... Final kısmı biraz daha yazılabilirdi diye düşünüyorum... Daha tatmin edici olurdu... Yine de size keyifli bir okuma deneyimi
"Hepimiz bir fanusun içindeyiz ve hayat akıp giderken zamanımızın dolmasını bekleyerek yapraklarımızı döküyoruz. Son yaprak düşene kadar âşık olamazsak eğer, bu hayatı boşa yaşıyoruz. Fanusun içinde kuruyup gidiyoruz. Ama eğer âşık olursak büyü bozuluyor ve biz o fanustan kurtulup özgür kalıyoruz. "