Önemli olan, iyi yetişmiş beyinlerin, en verimli çağlarında siyasal iktidarlar tarafından hayatından bezdirilmesi, ülkelerinden kaçacak noktaya getirilmesi.
Yanlışlarından arınmayı, çağdaş uygarlık düzeyini yakalamayı hedefleyen ülkeler için, Sabahattin Ali gibi evlatlara sahip olmak kuşkusuz çok önemli ve değerlidir.
Ülkemiz, maalesef, bu medeniyet düzeyini yakalamaya henüz niyetli değil.
Sabahattin Ali'nin öldürülmesinin üzerinden geçen bunca süre içinde, Türkiye'yi yönetenler, Sabahattin Ali'ye davranıldığı gibi davranmamayı seçip, ülkemizin rotasını medeniyete doğru çevirebilirlerdi.
Çevirmediler!
Tersine, istisnasız bütün siyasi iktidarlar, bilafasıla, aynı hatayı sürdürmeyi seçtiler.
Bugün de durum farklı değil!
Havasından mıdır suyundan mı bilinmez, üzerinde yaşadığımız topraklar, tıpkı yüz otuz iki yıl öncesinde olduğu gibi, Sabahattin Ali'nin döneminde de, bugün de, aklın peşinde koşan evlatlarını yok etmeyi sürdürüyor.
Ne yazık!
( 132 yıl önce Mithat Paşa Taif Zindanı'nda boğularak öldürülmüştü)
Davanın sonucunun ne olacağına dair ne kendinin ne de avukatının bir fikri vardı.
Çünkü davası hukuken değil siyaseten görülecekti. Dünden belliydi bu. Çünkü hükümetin derdi gücü muhalefeti susturmaktı.