Daha sade ol- öyle konuşuyorsun ki, sanki seçilip gönderilmişsin. Bırak üstünlüğün mahmuzlarını, in aşağı önümüzdeki üç bin yılın fiyakalı atından, yaşayabildiğin kadar yaşa, zaten içinde var olmadığın bir zamanın içine gireceğim diye uğraşma, bırak amaçları uykuda kalsın, adını unut, kendini unut, ölümünü unut!
...birbirimize veda ettik ama aşk ve umutsuzluk, biri parmakları boğazlarımızda, kanatları üstümüze gerili, biri ağlayan, diğeri iğrenç şekilde kahkahalarla gülen iki hayalet gibi aramızda duruyordu.