gözlerini dolduran hırçın acı ne müzeyyen ne bu özlem ne bu aşk? bırak artık ellerini sıkmayı. kalbini parçalamayınca hep böyle yaparsın sen. o dalıp gittiğin fayans sana onu getirecek mi? buna inanmaya hazır gibi bakıyorsun. bırak düşünmeyi. bırak düşmeyi. gördün sonunu. hiçbir sokak size çıkmıyor gördün işte. ne bu özlem. ne bu aşk. diz kapakların düşmüş çorak topraklara. kalbine ait bir parça kaldı mı. ah, kalmadı müzeyyen. bunca insan nasıl kalpsiz yaşıyorsa sıra sende işte.