📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yılların beni bu köşeyi de arayacak hale düşürmesi ihtimalinden dehşet duyuyordum; insanın, ne derece büyük olursa olsun her türlü felakete alışıverdiğini daha o zamanlar sezmeye başlamak da ürkütüyordu beni.
Belki yanılıyorum, ama herhangi bir kimse hakkında, yalnızca gülüşüne bakarak hüküm vermek kabildir bence; onun için hiç tanımadığımız birinin gülüşü daha ilk karşılaşmanızda hoşunuza giderse, karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.
Para, darphaneden çıkmış bir hürriyettir; bu yüzden hürriyettenn tamamı ile yoksul bırakılmış bir insan için paranın kıymeti on kat fazladır. Sarf etmeyip yalnızca cebinde şıngırdatmakla bile kalsa, yarı yarıya kendine avutmuş olur. Ama para her vakit, her yerde harcanabilir, ayrıca yasak meyve iki kat tatlıdır.
Tüm zihnini meşgul eden, çıkarını ilgilendiren kişisel bir uğraşısı olmadıkça insan hapiste yaşayamazdı. Erişkin, gönlünce yaşamış ve hala yaşamak isteyen bu kitlenin, zorla toplumdan, günlük hayattan uzaklaştırılmış bu insanların burada tabii bir şekilde, düzen içinde, kendi iradeleri ve istekleri ile yaşamalarına imkan var mıydı? Bazılarında o vakte kadar hiç bilmedikleri, vahşice eğilimlerin gelişmesine oradaki işsizlik yeterdi. Kanuni ve tabii bir şekilde mülk sahibi olamayan, işsiz insan yaşayamaz; ahlakça düşer, hayvanlaşır. Bunun için hapishanede herkes tabii bir ihtiyaçla bir çeşit kişisel korunma duygusu ile kendisine bir sanat, bir uğraşı bulurdu.