Lakin, iyi haber şu ki, düşünme virüsü bir kez beyine sirayet etmişse sonrası, yani geriye dönüşü, tedavisi, çok zor.
İç ile Dış Arasında
Görünen değişir,değişmez gören, Her hâli seyreder anlayıp gören. Yaşam okunur hep gören gözünden, Nice sözler gelir,geçer dillerden. Her sûret belirir,zamanla akar, Bir müddet görünür,sonra kaybolar. Gören hep sabit kalır yerinde, Şahitlik sürdürür her dem derinde. Sesler yankılanır,gelir ve geçer, Duygu her nakışı usulca seçer. Değişen içinde değişmeyen sır, Her zaman varlığa kendini tanıtır. Düşünce doğar da dağılır gider, Lakin iz bırakır,yankı eder. Nice şekil alır zamanın eli, Görene dokunmaz değişim seli.
Puan vermedi·352 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 07:22
Kitabı okurken her sayfasında, ama her sayfasında duygu durumunuzun değişikliği tavan yapması muhtemel. Kitap başlarda; her şeyin Büyük Birader tarafından izlendiğini ve dinlendiğini okuyucunun
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,7bin okunma
Masanın para kasasıydı bu adam, Boğaz’da iki yüz yıllık bir yalıda yaşıyordu, ayakkabısından takımına, saatinden gözlüğüne, üzerindeki her şey ben çok pahalıyım diye bağırıyordu. Ama görünüşünü biraz olsun düzeltme lüzumu duymamıştı hiç. Ali Tolga bunun sebebini bademlerle mesaisinden iyi biliyordu. Çirkin kalmak, hatta mümkünse daha da çirkinleşmek, böylece memleketin eski kibirli imtiyazlılarına karşı kanlı canlı birer intikam sebebi misali ortalıkta dolaşmak istiyorlardı. Lakin nefret ettikleri o imtiyazlılar olmadan da yapamıyorlardı. Onlardan onay bekliyorlar, onay bekledikleri için kendilerine kızıyorlar, kendilerine kızdıkları için daha da öfkeleniyorlardı. Onay verilince inanmayıp paranayokça kuşkulara kapılıyorlar, verilmeyince ayrımcılıktan, dışlanmaktan, küçümsenmekten şikayet ediyorlardı. Kültürel sermayenin parası neyse bastırılıp alınamamasına, sanatsal iktidarın mahkeme kararıyla kazanılamamasına hayret ediyorlardı. Ali Tolga üçte ikisi bademlerle geçen otuz senelik memuriyet hayatında daha neler görmüştü neler. Güzellikten hiç hazzetmiyorlardı mesela. Güzel olan her şey çirkinliklerini hatırlatıyordu onlara. Melez, karma, müstesna, yüksek, alçak, sade, renkli, tenha, kalabalık… Bunların hepsinden aynı anda nefret edebiliyorlardı. En ufak bir hiza ihlalinden dehşete düşüyorlardı. Ancak kapalı, boz,havasız, hantal, yekpare bir vasatta, sadece kendilerine benzeyenlerin hayatta kalabileceklerini biliyorlardı.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Arka planda kalmak Britt-Marie için hiçbir zaman sorun olmamıştı. Zaten hiçbir zaman fazla bir şey istememişti. Bazen gerçekten de bir şeyler istemek isterdi, o kadar çok isterdi ki buna katlanamazdı. Bir şeyler istemek hayati bir meseleymiş gibi gelirdi lakin bu his zamanla geçerdi..
Sayfa 80 - Kairos Kitap·Kitabı okudu
Roman