Bu şehir, bu şehrin insanları sahiden canımı sıkmaya başladı. Açık saçık iki laf söylemeye imkân yok, derhal çehreler değişiyor ve birisi kulağıma eğilerek:
"Bırak bu lafları Allah aşkına, ortalığı düzeltmek sana mı kaldı?" diyor.
"Hayat bu rugan iskarpinlere ne kadar benziyor!" dedi, "Tıpkı bunlar gibi biz de günler geçtikçe aşınmaya, bir tarafa kaykılmaya, çirkinleşmeye ve nihayet işe yaramamaya başlayacağız..."