Nurullah Genç'e Cankuşum diye şiir yazdırıp "Ömrümün boşluğunda tutunduğum dal mısın" dedirten hayat, gün gelmiş "Yıllardır ruhumda öten bülbülün, her seher konduğu dalı kopardın" dedirtmiş. Hepimiz yıllarca binbir emekle büyütüp tutunuyoruz ağacımızın dallarına. Sonra gökten düşer gibi gelen birkaç parça insan bir küçük meyve için koparıyor dallarımızı. Halbuki bu böyle mi olmalı?