"İnsan kısım kısım yer damar damar Kaşların lam elif gözlerin kamer İnce bel üstüne olaydım kemer Yakışır beline sar beni beni.."
Musa Eroğlu şarkı sözleri Kurumuş Toprak Gibiyim Zamansız Yağmur Beklerim Dağlar Girdi Aramıza Taş Çürüsün Yol Utansın Diken Sardı Ellerimi Naz Etmesin Gül Utansın Ben Ayrılık İstemedim Sebep Olanlar Utansın Ülker Vurdu Yaprağıma Mevsim Dursun Güz Utansın Çürümüş Yaprak Gibiyim Şu kevn ü mekanı tutmuş ışığın Nöbetin bekleyin alır keşiğin Beklemeli bir sultanın eşiğin Günde yüz bin kere yüzler sürmeli Açtırdım kapıyı girdim içeri Aklımı başımdan aldı o peri Dedim sende buldum halis gevheri Dedi yok yok bir mihenge sürmeli Seher vakti çaldım yarin kapısını Baktım yarin kapıları sürmeli Hoş bulmadım otağının yapısını Çıkageldi bir gözleri sürmeli
Müzik
Reklam
Bütün kitaplar, Hata ve kusurlarından dolayı mazeret belirterek başlar. Ancak Allah'ın kitabı öyle değildir. Zira Kur'ân: "Elif-Lâm-Mîm. Bu kitapta şüphe namına hiçbir şey yoktur" âyetiyle özür dileyerek değil, meydan okuyarak başlar.
Lam & Cim
Anonim soru cevap yapalım. Buyurun efenim. Dileyen itirafta da bulunabilir. Yanıtları Instagram üzerinden veriyorum. 😊🌸✨ ngl.link/aykusagi Instagram hesabım: aykusagiyediveren
#𝙇𝙊𝙆𝙈𝘼𝙉_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍🌷 📗 Elif. Lâm. Mîm Bunlar, hüküm ve hikmet dolu kitabın âyetleridir. 1. 2. O, iyi davranıp yaptığı işi güzel yapanlara doğru yolu gösteren bir rehber ve pek büyük bir rahmettir 3 Onlar namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, âhirete de tam ve kesin bir şekilde inanırlar. 4 İşte Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenler onlardır, kurtuluşa erecek olanlar da yalnızca onlardır. 5 #Tefsir: 📖 📖 Kur’ân-ı Kerîm, her yönden sapasağlamdır, hüküm ve hikmet doludur; verdiği her bilgi hikmete dayalıdır. O, doğru yolu gösteren bir kılavuz ve kulları Allah’ın rahmetine eriştiren bir rahmettir. Fakat onun hüküm ve hikmetlerinden, hidâyet ve rahmetinden ancak Allah’ı görüyormuşçasına bir kulluk şuuruna erişmiş, iyi bir insan olmaya çalışan, iyilerden olmak için dua eden, uyarıldığı kötülükleri derhal terk edip, gösterilen hayır yollarına hemen tâbi olan ihsan sahipleri faydalanır. Onlar, iman ve ibâdet hayatlarıyla mükemmel bir İslâm şahsiyetine sahiptirler. Çünkü namazı kılar, zekâtı verir ve âhiretin varlığını kesin olarak kabul ederler. Namaz ibâdeti onlarda huşû, takvâ ve teslimiyet hislerini geliştirir. Zekât onlardaki fedakârlık duygularını kuvvetlendirip, dünya sevgisini kontrol altına alarak Allah’ın rızâsına erme arzusunu kamçılar. Âhirete iman ise onlarda sorumluluk şuurunu ve gerçeği kabul edip uygulama azmini yerleştirir. Böylece hep Allah’ın gösterdiği doğru yol üzere hareket eder ve netîcede kurtuluşa ererler. Fakat insanlar içinde bunların tam tersi istikâmette gidenler de vardır:
Bire yüz ve binler verilmesinin bir numunesi
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim Kur'ân-ı Kerîm'den bir harf okursa, onun için bir iyilik (hasene) sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da en az on sevaptır. Ben 'Elif, Lâm, Mîm' bir harftir demiyorum; bilâkis 'Elif' bir harftir, 'Lâm' bir harftir, 'Mîm' de bir harftir." [Tirmizî, Fezâilü'l-Kur'ân 16]
Reklam
Reklam