"Çalışmak lazım dostum, sonra da durup hiçbir şey yapmamak, insanlarla konuşmak, hava almak, avare avare dolaşmak lazım çünkü öğrenilenler, gözlemlenenler bu şekilde hazmedilir; bilimi sadece belleğe bağlamak yerine yaşama bağlayarak hazmedilir."
Gece yarılarına kadar sürdürülen uzun çalışmaları mutlaka yasaklamak gerekir. Kan ısısının akşamüstü dörde doğru düşmeye başladığı ve geceleyin kanın hazmedilmemiş maddeleri yüklendiği bilinmektedir. Entelektüel çalışma o saatte katiyen yoğunlaşamaz ve geceleri gündüzden daha iyi çalışıldığı kanısı uyanıyorsa, bunun nedeni korkarım ki zihnin vasat bir çalışmadan yanılsama sonucu kolayca tatmin olacak kadar körelmiş olmasıdır.
Yaşam sadece zayıf varlıklar için beklenmedik olaylardan oluşur. Saptanmış net bir hedefi olmayan veya böyle bir hedefi olsa bile bakışlarını sürekli ona dikemeyen, sürekli dağılan kişi açısından hayat tutarsızlaşır. Sık sık durup rotasını gözden geçiren ve gerekli düzeltmeleri yapan için ise, tam tersine, hiçbir şey öngörülmedik değildir: Ama bunun için kim olduğumuzun, alışılmış kusurlarımızın, genellikle zaman kaybetmemize yol açan nedenlerin net bir biçimde bilincine varmamız ve bunun sonucunda bir tavır çizgisi belirlememiz gerekir: Bir anlamda kendimizi hiç gözden kaçırmamalıyız.
Kant'ın yalan konusundaki ödünsüzlüğünü asla onaylamıyoruz. Ne demek yani! Meşru müdafaa halindeyken insan öldürmeme izin olacak ama aynı meşru müdafaa hali içinde patavatsızlara karşı yalan silahını kullanmama izin verilmeyecek öyle mi? İnsanın onlara karşı çalışmasını ve düşüncesini koruması haktan da öte bir vazifedir. Başkalarının kalbini çok kırmadan kendimizi korumak için sahip olduğumuz tek silah çoğunlukla yalandır. Affedilmez olan iğrenç yalan birisine zarar veren yalandır. Ama zarar verme niyetiyle bir hakikatin dile getirilmesi de en az yalan kadar suçludur. Suçu işleyen kötü niyettir.