Ne çok satır, ne çok mektup yazdım sana tahmin edemezsin. Hepsini yaktım. Denizin kokusunu hiç koklayamadım bir daha. Kafamı kaldırıp da gökyüzüne hiç bakmadım. Mavisi bana gözlerini hatırlatır diye günün aydınlığından kaçıp gecenin karanlığına sığındım. Bana mavilikler uzak çünkü, karanlık daha yakın.
İçimdeki bütün yaşama sevinci bitene kadar, kendimi tüketene kadar ağladım senin için.
Hiç anlamadılar beni.
Ben, benim olmayan bir adamı kaybettim diye üzülmedim. Ben, benim olmayan bir adamda kendimi kaybettim diye üzüldüm.