Kavalın Ezgisi

Kavalın Ezgisi
Günaydın.... Maviye Aşık olanlar
Masumluğumu yitirdim yalanlarınızda, Çocukluğumu, gençliğimi, Sevgimi, sevdamı. Ördüğünüz duvarlar altında kaldı umutlarım. Dikenli telleriniz kanattı yaralarımı, Ne acılar besledim karanlıklarda, Ne hüzünler biriktirdim. Gözyaşlarıma nişan aldınız köşe başlarında, Kuşun uçması bile zorunuza gitti Ağacın filizine, Şiirlere, türkülere... Gülen kadınlara kin beslediniz... Denizi maviyi karanlığa boyadınız... Özgürlük nedir hiç anlamadınız, Koca dünyayı dar ettiniz herkese. Oysa yeterdi o dünya hepimize Aydın KÖSE
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Biraz sonra anlatacağım bilimsel araştırma sonuçlarını daha iyi kavrayabilmek için bu cümleleri iki kere okumalısınız: 1963'ün mart ayında Oklahoma Üniversitesi biyoloji uzmanları, Mısır Prensesi Mene'nin deri hücrelerinin yaşamakta olduğunu açıkladılar. Oysa Prenses Mene öleli birkaç bin yıl oluyordu! Birçok yerde bulunan mumyalar öylesine kusursuz ve düzgün korunmuşlardı ki, görünüşleri bakımından canlı bir insandan ayırmak güçtü. İnkalardan kalan buzul mumyaları ise gömülmelerinden çağlar geçmiş olmasına rağmen, teorik olarak yaşıyorlardı. Ütopya mı? 1965 yazında Rus televizyonu bir hafta süreyle dondurulmuş iki köpek gösterdi. Hayvanlar yedinci gün eritilmiş ve eskisinden daha neşeli olarak yaşamaya devam etmişlerdi!
Büyük Piramitin nasıl, neden ve ne zaman yapıldığı hakkında hiç bir şey bilmemekteyiz. 164 metre yüksekliğinde ve 31.200.000 ton ağırlığında sunî bir dağ, akıl almaz bir uygarlığın delili olarak karşımıza dikiliyor ve insanlar onun müsrif bir firavunun mezarından başka bir şey olmadığını ileri sürüyorlar! Bu açıklamaya inanabilecek varsa bir şey denemez...
Hayattaki en güzel şey; Bir kişide hem aşkı hem de arkadaşlığı bulmaktır...
Gılgamış Destanında ne diyordu? Enkidu, yoksa seni tanrısal canavarın zehirli soluğu mu öldürdü?... »