İçlerinden ağırbaşlı olanı, düşülen bir güçlük karşısında insanın kendini kapıp koyvermesinin aklı başında kimselere yaraşmayacağını; insanın gerek içinde bulunduğu durumu düzeltmek gerekse geleceğini kurtarmak için akıl ile mantığın bulduğu çıkar yollara sarılmak zorunda bulunduğunu, üzüntünün dünyada en işe yaramaz şey olduğunu, çünkü üzüntünün yalnız geçmiş şeylerden doğduğunu, geçmiş şeylerin ise artık bir daha düzeltilemeyeceğini, üzüntülerin, tasaların geleceğe hiçbir hayrı dokunmadığı gibi kurtuluşla da hiçbir ilgisi olmadığını; bir çözüm yolu getirmek şöyle dursun, tam tersine, çekilen acıyı artırdığını söyledi.
Ruhlarımızın başka bir evrendeki, gözlerimizle göremediğimiz birtakım başka ruhlarla bir ilişkisi vardır, yararlanmayı bilirsek bu bizim iyiliğimize olan bir belirtidir.