Merve

Başkalarına din öğretmeye kalkışan bir kimsenin önce kendisi bir şeyler bilmelidir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İçlerinden ağırbaşlı olanı, düşülen bir güçlük karşısında insanın kendini kapıp koyvermesinin aklı başında kimselere yaraşmayacağını; insanın gerek içinde bulunduğu durumu düzeltmek gerekse geleceğini kurtarmak için akıl ile mantığın bulduğu çıkar yollara sarılmak zorunda bulunduğunu, üzüntünün dünyada en işe yaramaz şey olduğunu, çünkü üzüntünün yalnız geçmiş şeylerden doğduğunu, geçmiş şeylerin ise artık bir daha düzeltilemeyeceğini, üzüntülerin, tasaların geleceğe hiçbir hayrı dokunmadığı gibi kurtuluşla da hiçbir ilgisi olmadığını; bir çözüm yolu getirmek şöyle dursun, tam tersine, çekilen acıyı artırdığını söyledi.
Süleyman'ın dediği gibi, "Tembeller bağına gittim, baştan başa diken bürümüştü".
Tanrı'nın uyarmalarını can kulağıyla dinlersek kendi gevşekliğimiz yüzünden karşımıza çıkacak birçok yıkımı da önleyebiliriz.
Ruhlarımızın başka bir evrendeki, gözlerimizle göremediğimiz birtakım başka ruhlarla bir ilişkisi vardır, yararlanmayı bilirsek bu bizim iyiliğimize olan bir belirtidir.