layla

layla
@layla2
Bir yaşantıyı veya bir anıyı düşüncelere ve sözcüklere dökmeye başladığımız anda onun bizden kaçtığını, değiştiğini, ışığının sönüp kuru bir düşünce haline dönüştüğünü sezeriz. Bu nedenle "olmak" sözcüklerle antılamaz, ancak birlikte yaşanarak aktarılabilir.
Sayfa 119
Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ama dünyamız bir engellemeler dünyasıdır. Küçük bebekten çocuğa, gençten orta yaşlıya dek hemen herkesin bilgiye ve gerçeğe ulaşmak, bazı şeylere yakınlık duymak yolundaki istekleri ve bunu dile getirmeleri kısıtlanmaktadır.
Sayfa 106
Düşünce
..yeni neslin önemli bir bölümünü oluşturan bazı gençler, özgürleşme olayını tam kavrayamamış bulunuyorlar. Böyleleri, herhangi bir amaçlarının olmayışını ve yönelmek istedikleri bir hedefin bulunmayışını, toplumsal sorumluluklardan kurtulmak istediklerini söyleyip, isyan ederek örtmeye çalışmaktalar. Tıpkı ebeveynleri gibi, yeni olanın güzel olacağı inancını taşıyan bu gençler, tüm eski geleneklere ve insanlığı bugüne getirmiş olan büyük düşünürlere karşı olmak, onları umursamamak fobisine tutulmuş gibidirler. .. Genç ve hayalleri canlı kaldığı sürece mutlu olan bu insanlar, bir süre sonra hiçbir önemli inanca ve düşünceye varamadıklarını görünce, büyük bir hayal kırıklığına uğramışlardır. Kendi içlerinde yönelecek bir merkez bulamayan bu kişiler, amaçsız, yorgun ve yaşamları zehir olmuş insanlar haline dönüşmüşler ya da mutsuz fanatik göstericiler olarak kalmışlardır.
Sayfa 102
Düşünce
Ataerkil toplumlarda en fakir adam bile, en azından karısının, çocuklarının ve hayvanlarının mülkiyetini elinde tutar, kendisini onların mutlak efendisi olarak görürdü. Olabildiğince çok çocuk doğurulması, insan mülkiyetine sahip olmanın ve çalışmak zorunda olmadan "sermaye birikimi" yaratmanın tek yoluydu. Bütün yükü kadının taşıması gerektiği düşünülecek olursa, ataerkil toplumlarda çocuk dünyaya getirme olayının, belirli bir aşamadan sonra kadının sömürülmesine yol açtığını rahatlıkla ileri sürebiliriz. Anneler ise kendi açılarından, küçük oldukları sürece, çocukları üzerinde egemenlik kurmaya çalışarak, bir denge arayışı içine girmişlerdi. Böylece ortaya garip bir kısır döngü çıkmaktaydı. Sömürülen kadın, çocuklarını sömürmekte, büyüyen çocuklar ise babaları ile birlikte bu kez yine kadına egemen olmaktaydılar.
Sayfa 97
Düşünce
Güncel yaşamda kullandığımız şeyler, karşılaştığımız insanlar, mal-mülk, törenler, iyi davranışlar, bilgiler ve düşünceler...Tüm bu şeyler kendiliklerinden"kötü" değillerdir. Onları "kötü" yapan, yani kendimizi gerçekleştirmemizi engeller ve özgürlüğümüzü kısıtlar olmalarına neden olan, bizim yanlış yaklaşmamız, onlara tutunmaya çalışarak, kendimizi onların zincirlerine tutsak etmemizdir.
Sayfa 90
1000Kitap