Sevgili kızım, ailen, çocukların ve dostların için zahmet etmekten kaçınma. Zahmet et; güzel sofralar, güzel hediyeler ve güzel duruşlar hazırla. Kalk git. Kalkıp gitmekten, arayıp sormaktan yüksünme. Bekleme öyle; kapımı çalsınlar, arayıp sorsunlar, diye. Sen ara, sen sor kızım.
Eskiler, "Zahmet olmadan rahmet olmaz," derlerdi. Şimdi unutuldu bu söz, buhar oldu mana. Hani, kavramlarımızı tükettik, diyorum ya zaman zaman; işte tükettiğimiz bir mananın eşiğindeyiz: Zahmet ve rahmet rabıtası.
Güzel kızım, sen çoğaltan ol; yenileyen, yenilenen...