Adinaton

Şimdi bir şirketin ne olduğunu düşünün. Şirket bir kültür-dür. Aynı inançları ve değerleri paylaşan bir grup insanın bira-raya gelmeleridir. Şirketi vareden şey, ürünler ya da hizmetler değildir. Büyüklük ya da güç de, bir şirketi güçlü kılmaz. Gücü oluşturan şey, kültürdür. Kültür, şirketin tüm kademelerindeki çalışanları tarafından paylaşılır. O yüzden amaç, yetenekli insanları işe almak değil, inandığınız şeye inanan insanları işe almak olmalıdır.
Sayfa 131
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üniversitedeyken Howard Jeuchimowitz adında bir oda arkadaşım vardı. Şu an Chicago'da avukat olan Howard, çok erken yaşta basit bir arzuyu öğrenmişti. New York şehrinin banliyölerinde yaşayan birisi olarak, Küçükler Ligi'ndeki en kötü basketbol takımında oynamıştı. Oynadıkları hemen her maçı kaybediyorlar ve sürekli mağlubiyete uğradıklarından, kendilerini ezik hissediyorlardı. Takım kaptanları iyi birisiydi ve bu genç oyunculara iyimser bir davranış biçimi aşılamaya çalışıyordu. Utanç verici bir yenilgi daha yaşadıktan sonra, takım kap-tanı takımı biraraya topladı ve onlara şunu hatırlattı: "Kimin kazandığı ya da kaybettiği önemli değil. Önemli olan oyunu nasıl oynadığınız." İşte bu noktada Howard elini kaldırdı ve şunu sordu: "Peki o zaman neden puanları hesaplıyoruz?" Howard, küçük yaşlardayken kazanma arzusunun ne olduğunu öğrenmişti. Hiç kimse kaybetmeyi sevmez ve çoğu insan, bir şeyler kazanmak uğruna yaşar. Tek farklılık, kullandığımız hesaplama biçimidir. Bu, bazıları için para, bazıları için ün ya da ödüllerdir; bazıları içinse aşk, aile veya ruhsal doygunluktur. Ölçüm birimi kişiden kişiye göre değişebilir, ama arzu aynıdır. Bir milyarderin çalışmasına gerek yoktur. Para, puanlan hesaplamak için kullanılan bir yöntemden başka bir şey değildir. Yanlış kararlar yüzünden milyonlar kaybeden bir milyarder bu yüzden üzülür. Kaybettiği para yaşam biçimini değiştirmeyecektir, ama hiç kimse kaybetmeyi sevmez. Kazanmayı istemek kötü bir şey değildir. Fakat onu ölçme kriteri, sadece maddî başarı oiursa, bazı sorunlar doğar.
"Lider olmak", "bir şekilde en yüksek aşamaya gelmiş olmak" demektir. Ancak "liderlik etmek", "diğer insanların kendi istekleriyle sizin arkanızdan gelmeleri" demektir. İşlerini, böyle bir şeyi yapmak zorunda oldukları ya da onlara bunun için para verildiği için yapmazlar; istedikleri ve inandıkları için yaparlar.
Sayfa 124
Bir karar verilmesi için yalnızca mantıksal öğeleri ve kar-şılaştırmaları sunduğumuzda, yaratacağımız en büyük güven: "Sanırım doğru karar bu" aşamasında kalacaktır. Biyolojik olarak baktığımızda, böyle düşünmek mantıklı. Çünkü beynin düşünen bölgesi olan neokorteks ile iletişim kurmuş oluyoruz. Neokorteks bölgesi, düşüncelerimizi kelimelere dökebildi-ğimiz bölümdür.
Sayfa 117
"Neden hayatımı seviyorum biliyor musun?" sorusunu soralım. "Her gün, sevdiğim bir işi yapmak için yataktan kalkıyorum. Bana ilham veren şeyleri yapmaları için insanlara ilham veriyorum. Bu, dünyadaki en mükemmel şey. Bunu yapabilmek için farklı yolları bulmaya çalışmak beni çok mutlu ediyor. İşimden çok iyi para kazanıyorum. Büyük bir ev ve güzel bir araba satın aldım. Bir çok ünlü ismi tanıyorum ve oldukça yakışıklı olduğumdan, sürekli televizyon ekranla-rındayım. Sevdiğim bir işi yaptığım için çok şanslıyım ve işimi sevdiğimden onu gayet iyi yapıyorum."
Sayfa 115