Limbik beynimiz güçlü. O kadar ki, bazen akılcı ve analitik olarak baktığımızda yapamayacağımız şeyleri yapmamıza sebep oluyor. Bazen, ortada duran bazı gerçekler olsa da, bu gerçeklerin tersini söyleyen içgüdülerimizi dinleriz. Sinir sistemini inceleyen ünlü bir bilim insanı olan Richard Restak, "The Naked Brain (Çıplak Beyin)" adlı kitabında bundan bah-sediyor. İnsanları yalnızca beynin rasyonel bölümüyle karar vermeye zorladığınızda, bir karar alırken "gereğinden fazla düşünmeye" başlıyorlar. Böyle bir durumda, karar vermek çok zaman alıyor ve sonuçlar da yanlış oluyorlar. Limbik beyinle verilmiş kararlar ise, daha hızlı ve daha doğru olabiliyorlar.
Bu yüzden öğretmenler, çoktan seçmeli sorularda öğrencile-rine akıllanna gelen ilk cevabı işaretlemelerini söylüyorlar.
Çünkü cevabı bulmak için ne kadar çok zaman harcanırsa, yanlış cevaplama olasılığı da o kadar artıyor. Limbik beynimiz çoğunlukla yapılması gerekenleri bilir. Bazı kanıtların ya da deneysel verilerin yanlış olduğunu "hisseder", ama bunları kelimelere dökememesinin sebebi, biyolojik yapımızın yeter-sizliğinden kaynaklanır