"Ülkesini beş paraya satmış olanı var; az miktarda avanta için yasalar çıkaran, yasalar kaldıranlar var; zorla kızlarının yataklarına giren ünlü bir çapkın bile var. Bak, yüz tane dilim olsa bunların adlarını saymaya yetmez. Şimdi bunların pek çoğu halktan insanların arasına karışmış durumda."
"Benim eniştemin beş işi var, her biri dört saatlik beş iş. Böylece günün altıncı parçası uyumak için kendisine kalıyor. Bunun zor olmadığını söylemeyeceğim ama işin doğrusu adam bunu seviyor. Yirmi dört saat içinde beş farklı kişi olmak gibi bir şey bu, anlatabiliyor muyum? Saat dörtten sekize kadar fırıncılık yapıyor, sekizden on ikiye kadar fizik öğretmenliği, saat on ikiden öğleden sonra dörde kadar Basque Kulüp'te garsonluk, saat dörtten akşam sekize kadar benim gibi otobüs sürücülüğü yapıyor, sekizden gece yarısına kadar da radyo programcılığı. Hepsi bittikten sonra, dünyanın bütün işlerini unutmak için bir kadeh cin içip doğru yatağa gidiyor. Bir Pisagor günü, diyorum ben buna, beş kez ruh göçü artı kısa bir ölüm. İlginç, öyle değil mi?"
"Profesör Grossman otobüs sürmek de nereden çıktı?" diye sordu.
"Burada herkes iki iş yapmak zorunda, tarih profesörlüğü maaşıyla geçinmeme olanak yok. Siz kimsiniz?"