Payis

Zaten insanın kaderini bilmesinden daha korkunç ne olabilir?Herkes öleceği günü saati bilseydi ,geriye sayım ne kadar zor olurdu,düşünsenize.Geçen her dakikayı bir tabut çivisi gibi algılamaz mıydık?
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasında iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor.
İnsan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı.
Aşkın, gözü kapalı uçurum kıyısında yürümek olduğunu bilen biri aşık olur mu hiç?
Oturmalı, okumalı. Hep aşk hikayeleri okumalı. İnsanların birbirini sevmeye buradan başladığını sanmalı. Kapanmalı yalnız kendi kendimizi düşünen varlığımıza, hayatımıza. Dışarıya burnunu bile uzatmamalı.