Ebru

Ebru
@legendsofbooks
8/10
·432 syf.··
2025 57. kitabı
“Tırpan” doğal ölümün ilerleyen teknolojik gelişmeler sayesinde durdurulduğu distopik bir evreni anlatıyor. Doğal ölüm olmadığı için insan nüfusunun artışını kontrol altında tutmak amacıyla Tırpan Cemiyeti adı altında insanları öldüren ve bu öldürme işine devşirme ismi verilmiş olan bir topluluk kurulmuş. Citra ve Rowan isimli ana karakterlerimizin tırpan çırağı olarak seçilmeleri ile başlayan süreci ve ardından yaşananları farklı karakterlerin gözünden okuyoruz kitap boyunca. • Yaratılan evreni ve kurgunun ilerleyişini çok sevdim. Yazarın dili akıcıydı. Olaylar başladığında şöyle olur diye düşündüğüm hiçbir şey öyle olmadı ve sürekli şaşırarak okumaya devam ettim. Karakterleri genel olarak çok sevdim bu da okuma zevkimi artıran etkenlerden biriydi. Distopya sevenler için çok keyifli okuma olacağını düşünüyorum.
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024987 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·240 syf.··
2025 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 18:49
Bayılarak okuduğum, sizi alıp geçmişe götürecek çok naif bir roman “Tatil Kitabı”. Münevver isimli bir kız çocuğu 1980 yılında yaz tatilini geçirmesi için anne babası tarafından Almanya’dan Türkiye’ye koca halanın yanına getiriliyor. İlk defa bir taşra kasabasına gelen Münevver’in oraya alışma sürecini ve yaz tatili boyunca yaşadıklarını okumak çok güzeldi. Münevver’in memleket diye duyduğu şeyle tanışması, farklı bir kültüre adapte olma süreci, koca hala ve oğlunun yaşadıkları… Okuması çok keyifli, kimi zaman da çok kalp kırıcıydı. Karakterleri de hikayeyi de çok sevdim.
Tatil KitabıMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 2024650 okunma
3/10
·328 syf.··
2025 16. kitabı
Bugün ne yazık ki bir öneri ile değil sevemediğim bir kitabın yorumuyla geldim. Tüm övgülere rağmen aradığımı bulamadım maalesef bu kitapta. Gerilim ve korku tarzında harikalar yarattığı söylense de çok yavaş ilerlediği için pek gerilim yaratmadı bence. Düşük bütçeli bir korku filmi hissiyatı verdi bana. * Kitap 1950'li yıllarda Noemi’nin, yeni evli kuzeni Catalina’dan şüpheli bir mektup almasıyla başlıyor. Catalina mektubunda, kocasının onu zehirlediğinden şüphelendiğini ima ediyor. Bunun üzerine hemen Catalina’nın yanına giden Noemi’nin o evde yaşadıklarını okuyoruz. Catalina'nın kocası Virgil ve ailesi oldukça garip insalar olmasının yanı sıra evde de bazı açıklanamaz şeyler meydana geliyor. * Konu merak uyandırıcıydı fakat konunun işleniş şekli daha farklı olsaydı çok sevebilirdim kitabı. Olaylar çok yavaş ilerleyip sonda bir anda her şey olup bitti sanki. Korku, gerilim unsurları çok azdı. Genel olarak geçmişe dair anılar, Noemi'nin sürekli okuduğumuz rüyaları (Freud bu kadar rüya dinledi mi acaba?) , evin kasvetli halinin betimlenmesi vardı. Seveni de var ama ne yazık bana hitap etmedi.
Meksika GotiğiSilvia Moreno-Garcia · İthaki Yayınları · 2022463 okunma
7/10
·167 syf.··
2025 15. kitabı
“Ankara, Mon Amour” bizlere 1960 ve 1980’li yıllarda Ankara’da geçen trajik bir hikayeyi ve yarım kalmışlıkları, bu hikayenin gölgesinde yaşanan hayatları iki küçük çocuk olan Emel ve Suna’nın gözünden anlatıyor. Suna’nın ağzından onun ailesini okuyarak başlıyoruz kitaba. Sonra Emel ve ailesi taşınıyorlar Ankara’ya ve Emel’in bakış açısından okumaya başlıyoruz. Sonrasında ise Suna’nın dayısı Ömer geliyor hikayemize. Bir de Ömer’in bakış açısından okuyoruz bazı bölümleri. Spoiler olmaması adına çok fazla anlatamıyorum kitabı. Zaten kısacık bir hikaye. * Günlük hayatı, komşuluk ilişkilerini ve iki çocuğun masum arkadaşlığını okumak çok keyifliydi ama bu cümlelerim size kitabın toz pembe bir hikaye anlattığını düşündürmesin. Aile sıcaklığını çok hissettiren, her duyguyu samimice anlatan bir tarzı vardı. * Yazarın dili çok akıcı ve samimiydi. Sıkılmadan keyifle ve merakla okudum kitabı.
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,645 okunma
9/10
·144 syf.··
2025 14. kitabı
“Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları Biterse” okuduğum en güzel öykü kitaplarından biri oldu. Her öykü çok naif çok samimiydi. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, sanki karşı komşumuza çay içmeye gitmişiz de onun hayatını dinliyormuşuz kadar tanıdık. * Kimi hikayeyi tebessümle okurken kimi hikayede de çok üzüldüm. Kısacık olduğu için bitmesin diye okumaya kıyamadım ama elimden de bırakamadım. * En başta adı ve kapağı ilgimi çektiği için almıştım bu kitabı ama iyi ki almışım ve okumuşum dedim bitirdiğimde. Bu kitap bana sıcacık fırından taze çıkmış kek ve yeni demlenmiş çay ikilisinin verdiği huzuru hissettirdi okurken. Nasıl tarif etsem bilemediğim içimi sıcacık yapan bir öykü kitabıydı. Öykü okumayı seven herkese tavsiye ederiim.
Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları BiterseŞeyma Çekici · Küsurat Yayınları · 2022576 okunma