• Kitabın etkisi çok büyük evet okurken bitecek diyordum ama şuan bildiğiniz bittiği için üzülüyorum....Dokuz Yoldaş... Muthiş bir hikayeydi a'dan z'ye eksikleri kesin vardır ama müthiş çalışılmış bir eserdi. Kitaba gelecek olursak kitap biraz erken bitiyor olaylar. Ve uzunca bir mutluluk hikayesi okuyorsunuz. açıkçası mutsuz da olmuyorsunuz offf bitsin de kurtulalım gibisinden. Ve Tolkien reis o kadar detaycı biriymiş ki içinde bulunan eklerin yanı sıra kitabın son kısımları bile DLC(ek paket)yani yani bir hikaye kitabı olacak şekilde tasarlanmış. Bazı kişiler sevmez kimin ne olduğunu bırakın biz düşünelim derler. Ancak ben Yazarın vermesini isterim. ve herkesi Legolastan Aragorna Entlere ordan Sıçrayan Midilli sahibine hepsini vermiş. Kitabın sonundaki eklerde müthiş eksik yerleri tamamlamış isteyen olursa da Lisanıda öğrenebilir Ek' E de vardı. Bana göre müthiş bir kitabın serinin bir Efsane Eserin sonuna geldik... Ve tek diyebileceğim Elfler gibi sonsuz bir hayat istiyorsanız kolay bu kısacık hayatınızı iyi değerlendirip iyi olursanız bazı kuralları da yerine getirirseniz sizde sonsuz mutluluğa doğru yelken açacak cennete gidip her şeyi görebilirsiniz.
  • En İyi Öğretmendir 'Yanan El' . Ondan Sonra Ateşe Karşı Verilen Öğüt Gönlüne Kadar İner
    Öncelikle kitap yine çok kaliteliydi. Bir kaç eksiği vardı Tolkien Reisin. Merry ve Pippin yerleri ve bazı uzatılmış kısımlar biraz baya biliyor birde Sam ve Frado merak ediyorsunuz ancak onlar ikinci kısımda işlenmiş bu işleniş birazz hoş olmamış ama üstüne filmi izleyince Peter Jackson ne kadar iyi bir eleştirici olduğunu anladım. Ve kitabın eksiklerini filmde müthiş kapatmış . Size tavsiyem her kitaptan sonra o kitabın filmini izleyin. Kitaba gelecek olursak kitap dediğim gibi baya kaliteliydi. Buluşma noktalarında tüyleriniz diken diken oluyor . Gülümsüyorsunuz. Bu kitapta belki de serinin en gülümseten kitabı olabilir :) Pişman olmayacaksın Aragorn Legolas Ve Gimli her okuduğunuzda daha da seveceksiniz :) İçerik vermek istemiyorum o yüzden içindeki öğütler cidden güzel. onlardan birşeyler kapmaya çalışın Yazgınız Bu Topraklarda Sürünceye Kadar Yoldaşlarım :)
  • Sorumluluğumuz olacak şeyleri biz belirleyemeyiz, o bizi bulur. Frodo'nun Yüzüğü almasıyla maceramızın başlatığı kitap kesinlikle giriş ve tanıtım betimleme olarak çok başarılı. Kitabı sıkılmadan okuyorsun arada tam yoruldum diyecekken şiirler veya ağıtşar sizi hem rahatlatıyor hemde dinlendiriyor. Çünkü kitap basım olarak küçük puntolar ve satır aralığı nerdeyse yokmuşçasına basılmış. Bu kitabı başka yayınevleri parasını -yükseltmek için bassaydı 700-800 sayfayı bulurdu. Biraz pahalı ama parasını hak ediyor.(ikinci elciler de bulabilirsiniz daha ucuza :) Tolkien kalemi sağlam Aragorn Legolas Gimli 3Lüsü burada çok büyük yer kaplamıyor ancak isimleri geçtiğinde mutlu oluyorsunuz. Boromir Elrond Sam Pip Mery Gandalf reis daha niceleri isimler akılda kalıcı ve farklı olması iyi olmuş. Kesinlikle okuyun orta dünyaya girişinizi yapın daha sonra da Pekiştirmek için benim gibi açın filmin kesilmemiş yani blurayda uzun versiyonunu izleyin (3,5 saat, tv vb eski cdlerde kesilmiş versiyonuydu) Kitabı Filmde ne kadar iyi işlendiğini farkedeceksiniz bir kaç ufak detay dışında tom bombadil vb muthiş eksiksiz işlemişler. Önce müthiş Kitabı okuyun sonrada müthiş filmi izleyin :) (Bir Witcher orta dünyası gibi sürekli aksiyon olmasa da sürekli macera içeriyor, Aksiyon seven macerayı biraz sönük kalabilir ama aksiyon hastası ben bile sıkılmadan severek okudum :)
  • Uzun süren bir maceranın daha sonuna geldim, tabi sadece ilk kitapta. Kendime kocaman bir alkış.

    Bu tarz detaylı kitapları okumak benim için her zaman uzun sürüyor. (Bkz: Taht Oyunları) Bu kitabı okumakta 10 günümü aldı ama benim açımdan bu 10 gün oldukça doyurucu geçti.

    Yüzüklerin Efendisi serisi hiçbir zaman okuma listemde olan bir seri olmadı. Hatta bana kalsa büyük ihtimalle hiçbir zaman da olmayacaktı. Ama canım Nage Orta Dünya hayranı olduğu için bu seriyi okumam konusunda çok ısrar etti ve bende tabii ki karşılığında Harry Potter serisini okursa ( Harry Potter’ı okutturacaktım herhalde, aksi düşünülebilir mi? ) onunla birlikte Yüzüklerin Efendisi’ne başlayacağımı söyledim. Ve böylelikle bu maceraya başladık.

    Tolkien’in yarattığı dünya başlı başına muazzam bir dünya. Elfler, hobbitler, büyücüler, cüceler, orklar ve daha bir sürü farklı türü içinde barındırıyor. Türlerin tarihi, özellikleri, yaşadıkları mekanlar en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve işlenmiş üstelik. Böyle bir dünya nasıl sevilmez?
    Tolkien’in inanılmaz bir hayal gücü var, zaman zaman ona fazlasıyla imrenip işi kıskanma boyutuna bile getirdim. Yarattığı dünyayı kusursuz betimlemeler ile öyle güzel tasvir ediyor ki kendinizi o topraklar üzerinde yol alıyor gibi hissediyorsunuz. Hatta kitapta elflerin bir kısmının yaşadığı ‘Lothlorien’e gidiyor bizim küçük Grup’umuz ve Tolkien Lothlorien’i öyle bir anlatıyor ki aynı satırları defalarca okudum. Oranın gerçek olmasını ve oraya gidebilmeyi istedim. Lothlorien kadar Rivendell’de var tabii. Okuyanlar olarak hangimiz orada yaşamak istemedik ?

    Yüzüklerin Efendisi üçlemesi her ne kadar fantastik bir dünya olsa da içinde barındırdığı fedakarlık, dostluk, sorumluluk, hırs, ihanet duyguları ile herkese hitap edebilecek bir eser. Bütün bu duygular karakterler ile önümüze sunuluyor kitapta. Sam sadakati simgelerken, Aragorn cesareti, Galdalf bilgeliği simgeliyor. Ve bunlar dışındaki her bir karakterin simgelediği bir şey var bana göre bu evrende.

    Peki her şey her zaman bu kadar muazzam mı? Hayır. Tolkien’in tasvirleri muhteşem evet ama bazen sadece ve sadece mekan tasvirlerini okuyor gibi hissettim ve bu beni boğdu. Olay olsun istedim, olay aradım. Hatta kitaba Nage için başlamamış olsaydım başında yarım bile bırakabilirdim ama buna rağmen iyi ki devam etmişim diyorum çünkü gerçekten çok severek okuduğum bir evren oldu Orta Dünya.

    Sam karakterini inanılmaz çok sevdim. Frodo için güvenle yaşadığı Shire’ı geride bıraktı. Bütün korkularına rağmen yolundan dönmedi. Ne cesareti, ne gücü ne de bir yeteneği var Sam’in ama onu bu yola sürükleyen şey Frodo’nun da en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birisiydi; sadakat.

    Frodo’nun cesareti ve kararlılığı kitaptaki en güzel şeylerden birisiydi bence. Netice de oda Sam gibi daha önce Shire’ın güvenli yollarından dışarı çıkmamıştı ve her hangi bir yeteneği yoktu. Ama yüzüğün taşıyıcısı olarak gereken bütün sorumluluğu üstlendi ve kararlı adımlarla ilerledi.

    Aragorn, Legolas, Gandalf, Gimli hepsi bambaşkaydı. Her birini farklı sebeplerden farklı şekillerde sevdim. Ayrıca Gollum sizce de her şeye rağmen çok eğlenceli ve sevimli değil mi :’)

    Kitabın konusuna girmeyeceğim. Muhtemelen okumayan azınlıktaydım zaten. Öyle olmasa bile çoğu insan filmini izlediği için konuya vakıf sanıyorum ki. Fakat hala benim gibi okumayan bir kesim varsa OKUSUN. Ve baştan yarım bırakmaya yeltenirse bile devam etsin. Okunmayı kesinlikle hak ediyor.
  • ‘There is a wholesome air about Hollin. Much evil must befall a country before it wholly forgets the Elves, if once they dwelt there.’

    ‘That is true,’ said Legolas. ‘But the Elves of this land were of a race strange to us of the silvan folk, and the trees and the grass do not now remember them. Only I hear the stones lament them: deep they delved us, fair they wrought us, high they builded us; but they are gone. They are gone. They sought the Havens long ago.’
    J. R. R. Tolkien
    HarperCollins Illustrated Edition 1991
  • "Erkenbrand! diye bağırdı Süvariler. "Erkenbrand!" "Ak Süvari'ye bakın!" diye bağırdı Aragorn. "Gandalf yine geldi!" "Mithrandir, Mithrandir!" dedi Legolas. "Bu gerçekten de büyücülük! Haydi! Büyü bozulmadan şu ormana bir bakmak istiyorum."
  • "İşler kötüye gidiyor dostlarım," dedi Aragorn kaşlarında biriken terini kolu ile silerek. "Yeterince kötü, dedi Legolas, "ama sen aramızdayken umutsuz değil henüz. Gimli nerede?" "Bilmiyorum, dedi Aragorn. "Onu en son surun gerisinde yerde çarpışırken gördüm ama düşman bizi birbirimizden ayırdı." Heyhat! Bu kötü bir haber, dedi Legolas.