Tan

doğal hakkın transan­dantal devrinin eleştirisi, iktidarın hukuksal kökeninin eleştirisi. Sorun tebaa (subditus) ve yurttaş (civis) arasındaki farkla ortaya ko­nur (III:l). Bu fark standart doğal hak doktrininde, saf birlik olgu­ sunu üstbelirleyen sözleşme yoluyla dolayımlanır ve düzenlenir. Spi­noza'da ise, sözleşmenin kendisi de bireyci tanımlaması gibi çoktan elenmiştir. Burada sözleşmenin elenişi pozitif bir işlev görür. Birey­den genele geçiş, Spinoza' da ilkesel olarak reddedilir. Geçiş kolek­tif bir biçimde gerçekleştirilir. Öyleyse bu, insanların sahip olduğu hakların devri değil, insanların kolektif kuruluşudur.
Sayfa 320·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Tan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·101 syf.·
2021 3. kitabı
Gaston Bachelard
7.9/10 · 75 okunma
Özgün bir edebi dehayı anlamak için aklın kurgularına başvurmakta acele etmemek gerekir. Bilinçdı­şının kendisi de bir özgünlük etkenidir. Özellikle alkolik bilinç­dışı derin bir gerçekliktir. Alkolün sadece manevi imkanları uyardığı düşünüldüğü zaman yanılgıya düşülür. Aslında alkol bu imkanları yaratır. Dışavurmak için çabalayanın içine katılır. Apaçıktır ki alkol bir dil etkenidir. Söz dağarını zenginleştirir, sözdizimini özgürleştirir.
Sayfa 82·Kitabı okudu
"Şair ecel saatinin geldiğini hissedin­ce, derhal öldürecek ve bedeninin dokularını anında yok edecek olan bir banyoya dalmaya karar vermiş. Bu suyun formülünü şa­irin kendisi bulmuş." İşte hayalimiz, bilgiç ve felsefi hayalimiz böyle çalışır, bütün kuvvetleri şiddetlendirir, hayatta da ölümde de mutlağı arar. Madem ki kaybolmak gerekmektedir, madem ki ölüm içgüdüsü en rahat hayata bile kendini kabul ettirmektedir, öyleyse bütün halinde ölelim ve kaybolalım. Hayatımızın ateşini bir üstün-ateşle, varlığın ta kalbine yokluğu oturtacak olan, alev­siz ve külsüz, insanüstü bir üstün-ateşle yok edelim. Ateş kendi kendini yiyince, güç kendine karşı dönünce, varlık yitip gidişi anında bütünselleşiyormuş gibi görünür, yok oluşunun şiddeti var oluşunun en üstün kanıtı, en açık kanıtıymış gibi görünür. Varlığın sezgisinin ta kökündeki bu çelişki sonsuz değer dönüşümlerine şevk vermektedir.
Sayfa 74·Kitabı okudu
bütün değerleriyle defne taçları: "Yeryüzünün bütün fatihlerini taçlandırması için İlkçağ"da Güneş'e ithaf edilen bu ağacın dalları birbirine vuru­lunca tıpkı aslan kemikleri gibi ateş çıkarır." Gerçekçi sonuç da pek uzakta değil: Defne ağacı kafa yaralarını iyileştirir, yüz leke­lerini siler." Tacın altında bir alın nasıl da ışıklar saçar! Bütün değerlerin eğretileme olduğu çağımızda defne dalları artık yalnız yaralı gururları iyileştirmektedir.