Okulu bitirip ordu saflarına katıldığımda, üç kıtaya yayılmış koskoca imparatorluğun dört bir köşesinde, çöllük bölgeler ya da karlı dağlar olsun, hiçbir ayrım yapmadan vatan için kahramanca savaşacaktım ki genç yaşta ölürsem, kazanacağı madalyalarla öldüğüme degsin!
Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden öldürdüm. Çünkü yaşamınız boyunca bizi kötüleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır. Özgürlüğüm onları öfkelendriyordu. Hâlâ istediğim, hâlâ korktuğum ya da hâlâ özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi. O zaman beni bir kez daha köleleştirebilirlerdi.