Başı önünde çıktı kapıdan. Dalgın dünyadan kopuk. Sonra bir anda tekrar yörüngesine girdi çekiminde yaşadığı dünyanin. Bileğini yakalayan elin sahibini bakmadan tanıyabilirdi o.
Başka kimsenin dokunuşları o kadar büyüleyici olmamıştı, bir daha hiçbir koku böylesine döndürmemişti başını, hiçbir
koku bedeninin aurasıymış gibi benliğine ait, kendinden
olmamıştı . . . Onu ilk defa fark ettiği güne dönmüştü sanki sahne.