Vincent

Vincent
Auvers-sur-Oise
43 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Potansiyel
Açığa çıkmamış gizli güç. Her insanın bedenine ruh üflenmesiyle kazandığı kaçınılmaz özellik. Yani her insan potansiyeliyle var olur. İnsancıl meali, kendinin farkında olmak. Bizler hayat denen yola kendimizi aramak için koyulmuş varlıklarız. Kendimizi bulduğumuz vakit inanıyorum ki kendimizin de farkında olabiliriz. Tüm hayatımızı bir şeyler başarmak hayallerimize ulaşmak üzerine kuruyoruz. Potansiyelinin farkına varamayan biri için beklentilerle geçen kocaman bir vakit israfından ibaret ömür dediğin. Bin çabaya bir aferinin çok görülmesi bir tesadüf değil. Kim olduğunu bilmeden attığın her adım seni geriye taşır. Verdiğin emeklere yanmak yerine yeni bir yol inşa edip kendine varmaya çalışmadığın için. Aldığın her nefese şükretmenin yanında o nefesi hak etmeyi de bilmeli insan. Koyun sürüsünden ibaret bir toplumun içinde yaşıyorsan koyun olmadığını görmek belki seni çoban yapmaz ama kurda yem olmaktan ciddi manada korur. Kendinizi aradığınız günlerin bulduğunuz yarınlara çıkması dileğiyle. Çünkü geç kalınmış bir potansiyel de hiçlikten öte değildir. Vincent
Reklam
Çizgiler üzerine
Çizgilerimiz, maddi ve manevi “sınırlarımız”. Hayatımıza yön veren kimisi şekliyle kimisi rengiyle var olan görünmez duvarlarımız. Kimi zaman keskin, kimi zaman kırmızı. Çizgiler, bizlerin prensip sahibi bireyler olmamızı sağlayan oluşumlardır. Hayatın her alanında çizgilerimiz bizi şekillendirir. Kendi çizgisini koyamayan ve koruyamayan her insan başkalarının kendine çizdiği çizgiler doğrultusunda, başkalarının kendilerine çizdikleri şekillere bürünmek zorunda kalır. Bu görünmez esaretin altında canınız çıkana dek ezilmemek için mutlaka sınırlarınızı bilmeniz ve kendiniz çizmeniz gerekir. Bunu yerinde ve zamanında söylenmiş bir “evet” veya “hayır” ile başarmak mümkün. İnsanların vazgeçilmezi değilsiniz. Her insan ona evet dediğiniz ölçüde sizi sever. Hayır demeye başladığınız zaman yalnızlaşacağınızı düşünmeyin. “Hayır” diyerek kaybedeceğiniz insanlar sizi kuru kalabalık içinde yalnız bırakırlar. Tek başına çekilen yalnızlık kendinize duyduğunuz saygıyı artırır ve bunun tezahürü olarak çevrenizin de saygınlığını elde edebilirsiniz. Çizgilerinizi silmeye, sınırlarınızı ezmeye çalışan kimseleri hayatınızda uzun süre barındırmayın. İlk durakta indirin. Vincent
içimizdeki gerçekler
Hayata dair zaman ve mekan olgularınızın var olmadığını düşünün. Yalnızca “anın” içindesiniz. Geçmiş ve gelecek sisten ibaret. Ne yediğinizi, ne içtiğinizi, zamanın nasıl aktığını, nerde olduğunuzu yani kısaca ne yaşadığınızı bilmediğiniz yalnızca tüm bunların size neler hissettirdiğini net olarak bildiğiniz bir hayatı hayal edin. Geçmişinizle geleceğinizi bağdaştırmanın çok zor olduğu tüm bu zaman olguları içinde kendinize ait zaman-mekan doğrusunun işlemediği bir düzen. Gördükçe, kokladıkça yani karşınıza çıktığı sürece var olan bir geçmişiniz olsaydı nasıl hissederdiniz ? Mide bulandırıcı geliyor olabilir kulağa. Tüm bu anlattıklarım bir sonuca varmak üzere verilen örnekler değil. Tüm bunlar aslında bazılarımızın yaşadığı bir sürecin özeti. Kendi varlığını hiçbir yere oturtamamış insanlar bunlar. Bedenine değil sadece zihnine hükmedebilen, bedeni üzerinde zihninde kurabildiği otorite kadar söz sahibi olabilen. Uzağınızda aramayın. Bu insanlar toplumda asla göze batmadan her şey normalmişçesine yaşayıp gidiyorlar. Onların üzerinde geçmiş ve geleceğin yüküne ek olarak, bir an olsun yanından ayırmadıkları maskelerinin de yükü var. Evet bu insanlar aslında iki yüzlü. Teoride bunu kabul etmek mümkün fakat taşıdıkları maskeyi toplum içinde asla -isteseler dahi- çıkaramadıkları için pratikte yine tek yüzleriyle yaşamaya devam ediyorlar. Gerçeklik üzerine kurduğunuz dünyaya ayak uydurmak zorunda kaldığı için sahte bir gerçekleri var. Gerçekler, doğrulardan çok daha fazla göreceli bir kavram. Çünkü; yanılsamalar dünyasında gerçeklik algınız,baktığınız pencereden ibarettir. Vincent
ve güz geldi ömür hanım. dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. insanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. yağmur ha yağdı ha yağacak. incecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. hüznün bütün koşulları hazır. nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı, yüzüm ömrümün atlası, düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. yaşamak bir can sıkıntısı mıdır ömür hanım?
Geceyi düşleriz gündüzken, Geceyken de gündüzü Yitirebileceklerimiz yitiktir Onlardan uzaktayken ama Özleriz döneriz yeniden Yitirmeden Yitirebileceklerimizi Yitiremediklerimize. Yitirebilirdik, deriz; Ama yalnızca bir fiil çekimi bu- tutsaklıklara bağlamışız özgürlüğümüzü. Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiir
Reklam