Yolculuk sona eriyor; zamanın titrek ışığında, gölgeler geriye çekiliyor. Bütün acılarım, arzularım ve zaferlerim, bir kum tanesi gibi sonsuzluğa karışıyor. Anlıyorum ki tüm hayatım, bir anı yakalamaya çalışmaktan ibaretti; oysa hayat, elimden kaçan bir rüzgar, kalbimde yankılanan bitimsiz bir şarkıydı. Şimdi geriye baktığımda, ne öğrendiğimi değil, neyi hissettiğimi hatırlıyorum. Belki de nihayet şunu kabul ediyorum: Yaşam, anlam aramaktan çok, bilinmezin güzelliğine teslim olmaktır.