Güneş doğmak için ne dua ne de bir sihir bekler. Doğar ve onu herkes coşkuyla karşılar. Sen de görevlerini yerine getirmek için alkış ya da övgü bekleme. Yapman gerekeni en iyi yaparsan güneş gibi sevilirsin.
Yani aslında hepimiz az çok görmeyi beklediğimizi görürüz. Oysa bütün önyargılarımızdan arındığımızda gerçekten kıymetli olanı, önümüzde olanı görebiliriz.
Her insan tektir, her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. Ancak, toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir, tek tek insanlar ise neden bu kurallara uymak zorunda olduklarını her zaman merak ederler. Bunları kabullenirler, tıpkı daktilo kullananların belirli bir klavyeyi en doğrusu sanarak benimsedikleri gibi. Saatin yönünü sorgulayan biriyle karşılaştınız mı hiç?
Bu kez sana öykü anlatmayacağım. Deli olmak, düşüncelerini iletmekten aciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmaktan, dolayısıyla yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun.