If we live fast, let us die young
Hayatını düzene oturtmaya çalışan, kafası karmakarışık olan, intihara meyili ama bir yandan yaşamaya aşık olan biri...
"İşte." Alexander cebinden bir tomar on dolarlık banknot çıkarmış, onları masanın üzerinde sayıyordu. "Burada elli dolar var.'
"Ne için?" dedi Meredith. "Kucak dansı mı istiyorsun?"
"Neden, mezuniyet sonrası için hazırlık mı yapıyorsun?"
"Elveda önce nefret ettiğim, sonra istemeyerek saygı duyduğum, sonra sevdiğim Maysilee Donner. Sevgili olarak değil, hatta dost olarak bile değil. Kız kardeşim, demiştim ona. Peki bu neydi tam olarak? Yolculuğumuzu düşündüm -hasat sonrası o ilk günlerdeki atışmamızdan pembe kuşlarla savaşmaya kadar. Sanırım bu soruya cevabım buydu işte. Kardeş dediğin, hem birlikte hem uğruna savaştığın kişidir. Dişinle tırnağınla."
"Biz daima birlikte olacağız," dedim inançla. "Nasıl olur, nerede olur, hiçbir şey bilmiyorum ama bunu kalbimde hissediyorum. Sen ve ben kaç defa kopup yeniden birleşecek olsak da birbirimizi bulacağız"