Öncelikle bu benim bu platformdaki ilk incelemem olacak. O yüzden bira dağınık olursa şimdiden özür dilerim.
Bu serinin bütün Türkçeye çevrilmiş kitaplarını okuduktan sonra ilk kitap hakkında inceleme yapmaya karar verdim. Belirtmem gerekiyor ki, bu inceleme spoiler içerebilir. Lütfen bunu göze alarak okuyun.
Öncelikle kitabın genel olarak dili çok akıcıydı ve kendine bağlayan bir olay örgüsü vardı. Bana aslında ilginç olayların büyük şehirlerde değil de küçük kasaba veya köylerde gerçekleşebildiğini hatırlattı. Gerçek hayatta da bu böyle oluyor sonuçta. Onun dışında kitabın içinde sadece olay anlatımı dışında ekstra materyallere yer verilmesi oldukça güzeldi. Pip'in yaptığı telefon konuşmaları, bulduğu materyaller, kendi tuttuğu araştırma günlüğü vb. Bunlar kitaba belli bir dinamik katmış ve tek düze olmasını engellemiş bence.
Kitabın konusundan bahsetmem gerekirse, Pippa Fitz-Amobi adındaki bir genç kızın okul sonu bitirme projesi olarak (en mantıklı bu şekilde belirtebilirim sanırım) Andie Bell cinayetinde, cinayet sanığı olarak görülen Sal Singh'in gerçek katil olmadığına inanmaması ve bunu araştırmaya başlamasını konu alıyor.
Bunlar dışında karakterleri çok sevdim. Özellikle Pippa ve Ravi'yi. Ravi benim bütün serideki favori karakterim oldu. Gergin anlarda şaka yapması, Pip'e garip lakaplar takması, en ihtiyacı olduğu anlarda yanında olması gibi detaylar çok güzeldi. En nefret ettiğim karakter kesinlikle Max Hastings oldu. O tecavüzcü pislik resmen okurken kanımı kaynattı. Pip ile aynı duyguları hissettiğime eminim. Onun dışında Nat da Silva bana biraz gereksiz asabi geldi. Soruşturulmak ya da katil olarak itham edilmek hoş değil anlaşılabilir ama yine de bir lise öğrencisi sana soru sormak için geliyorsa bu kadar da sert eleştirmezsin gibi geliyor.
Kitap beni