gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış
gibi çocuk,gibi büyük,gibi sımsıcak
sen bir şehir olmalısın ya da nar
belki granada,belki eylül, belki kırmızı
gövden ruhunun yaz gecesi mi ne
çok idil, çok deniz, çok rüzigar
çocukluğun tutmuş da yine âşık
olmuşsun
sanki bana,sanki ah,sanki olur a
aşk bile dolduramaz bazı âşıkların
yerini
diye övgü ,diye sana,diye haziran
heves uykuduysa ruh çıplak gezer
gazel bundan,keder bundan, sır bundan
gözlerin şehirden yeni ayrılmış
gibi dolu,gibi ürkek,gibi konuşkan
hadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan...
haydar ergülen
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaralıyım çünkü yaşadım.Yaralanmaya kendini açan insan,varlığa da kendisini açmıştır.Rúzgara, güneşe,yağmura,borana. Sevince ve hayal kırıklığına.Hic yenilmemis olanlar hiç savaşmamiş olanlardır.Yarali ve incinmiş bir hayat hakikatin yalın güzelliğiyle ışır bize...Yaralarım aşktandir diye fısıldar,çünkü sadece aşk sonsuza dek kanayabilir.
Bacak kadar bir çocukken
Adam gibi görünmek için çok yüksek sesle
konuşurdum
Ve derdim ki, biliyorum , biliyorum, biliyorum
Başlangıçti, ilkbahardi
Fakat ne zaman 18 yaşına geldim
Biliyorum dedim,bu defa biliyorum
Ve bugün dönüp baktığımda
Bolca mekik dokuduğum dünyaya bakıyorum
Ve hala nasıl döndüğünü bilmiyorum
25 yaşına doğru her şeyi biliyordum
Aşkı, gülleri,hayatı, parayı
Ah evet aşk!
Her şeyi öğrenmiştim
Ve ne mutlu ki,
arkadaşlarım gibi
Elimde avucumdaki her şeyi bitirmemiştim
Hayatımın ortasında yeniden öğrendim
Öğrendiklerim üç dört kelime tutar
Sizi birinin sevdiği gün hava çok güzel
(harika) olur
Daha iyi söyleyemem
Hava çok güzel (harika) olur
Hayatta beni hâlâ şaşırtan bir sey
Yağmuru mırıldanıyorsun,eskiyor
bardakta unutulmuş su gibi yarım
ve söylenmeden kalan sözlerin tadı
yeni sözlerinse bir yağmurluk ömrü var
ne yağdım onlarla ne de ıslandım
Susacak kadar büyütürüz ya çok şeyi
ben en çok yoksulluğumuzdan korkarım
nasıl da yoksuluz sessizliğin karşısında
korkuyoruz kelimelerin de bunca yükselmesinden
ya düşerlerse aramıza! Harflerden kumu
úfleyince çöl görünür mü bilinmez,fakat sözler kaybolunca görünen ufukta,hayat
herkesi ıssız adasina indiren gemi...
Mırıldanip duruyorum da eskiden yeniden
kendi dilime bir çeviremedim şu sessizliği...Haydar Ergülen