Mezun olduğumda buralardan gitmem lazım yoksa diğer herkese göz kulak olmam gerekir. Kafam dolacak; öykülerle insanları birer gerçek, heykel veya set gibi görmeye başlayacağım. Sonrasında da gözlerim John'un annesininkiler gibi yorgun yorgun bakacak. Green Amca'nın bizonlu bir takvimi var. Bizonlar yumuşacık ve inatçı duruyor. Kahverengi halıya sarılı birer taş gibi. Burada kalırsan, dedi bana Green Amca, tipin bizona benzer. Burada kalırsam beynim karakterimin benzemesini istemediğim insanlarla dolacak. Bazen beynim hâlihazırda bir palyaço arabası gibi sıkış tepiş hissettiriyor. Müşteriler, canlı performanslar ve kurallarla o kadar doluyor ki bir gün sınırı aşacağım da silinip gideceğim diye endişeleniyorum. Üzerlerinde beyaz atletleri, ellerinde biralarıyla sundurmalarında oturmuş; hiçbir şey demeden dışarısını seyreden insanları gördüğümde yanlarında arabalar olduğunu hayal ediyorum.