Koskoca bir ders: Saray yavrusu evlerimizde, sıcaktan bunalıp canımız daralan odalarda, çeşit çeşit yemeklerle zengin soframızda şükretmeyi beceremeden sürekli beğenmemezliklerimize, ağlayıp sızlamamıza rağmen yoksun ve yoksul olan bir çocuğun açlığına, üşümüşlüğüne nispet mutlu olması ve içten gülümseyişi içimde buz kestiriyordu. Evime çıkarken o çocuğun hayali geldi gözümün önüne. Sordum hayaline:
"Kim öğretti çocuğum sana, bu halinle de gülmeyi?"