babamı şimdiye kadar tanıdığım herkesten daha çok seviyorum, babam şimdi bu dünyada bile değil.
babamı özlediğim anlarda beni teselli eden ve sanki kafamı dağıtırlarsa babama olan özlemim geçer sanan bütün insanlardan nefret ediyorum, babamın öldüğü güne kadar ne kadar büyük olduğunu düşündüğüm evimizin babamın öldüğü gün bi kulübeye dönüşmesinden nefret ediyorum, sadece tek başıma oturup sabaha kadar ağlamak isteyişimden ve beni yalnız bırakmak yerine teselli etmeye çalışan herkesten nefret ediyorum, o gece kendimi sığdıracak bi nokta bile bulamayışımdan nefret ediyorum, annemin cenazede bayılmasından ve ablamın babamı götürmeyin diye attığı çığlıklardan nefret ediyorum, bütün çığlıklarımı yutmaktan ve anne biraz yemek yemelisin demek zorunda kalmaktan nefret ediyorum, babannemin her görüştüğümüzde ansızın ağlamaya başlamasından nefret ediyorum, her gece annemin odasına girip nefes alıp almadığını kontrol ediyor olmaktan nefret ediyorum, bu hissin geceyi sabaha bağlarken kendini içimde büyütmesinden ve bütün uykularımı gözyaşlarımla uğurlamaktan nefret ediyorum.
baba, bu ev artık çok küçük ve ben seni çok özlüyorum.
baba, sen şimdi bu dünyada bile değilsin ama ben son fotoğrafımızda dudaklarında asılı kalan gülümsemeyi çok seviyorum.