libuli

libuli
@libuliofbooks
ig: libuliofbooks
-Ben taşıyabilirim. +Taşıyabileceğini biliyorum, tırnağı kırıldı diye karalar bağlayan kızlardan değilsin. Yine de sen taşımayacaksın. -Neden? +Çünkü yanında ben varım.
Sayfa 37
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
- Antoni. +Hı? -Antoni. Bir başkası değil, bana sormalısın, Elisa adım, Antoni Denis Porowski. Antoni Denis Porowski Adı buydu. Ve her harfi kederle süslenecek sonsuz hikayelerin ilk kelimeleri bunlar olmuştu.
Sayfa 31
Puan vermedi·400 syf.··
2025 2. kitabı
Beril, bir üniversite öğrencisidir. Babasını kaybetmesiyle birlikte İzmir’in o güneşli günlerinden vazgeçip, Karadeniz’in hırçın havasına bırakmıştır kendini. Üniversitesini artık Karadeniz’de okuma kararı almış, yeni arkadaşlıklar edinmek, yeni bir düzen kurmak, hayatında yepyeni bir sayfa açmak istemiştir. İzmir’deki arkadaşlarıyla her zaman iletişim halinde olsa da, en büyük değişimlerinden biri, beş yıllık ilişkisini sonlandırmak olmuştur. Beş koca yıl… Birini böylesine severken, bırakmak zorunda kalmak… Bu, Beril için gerçekten büyük bir adımdır. Daha ilk günden şifayı kapar Beril. Tesadüf eseri, sarışın, mavi gözlü ve bir o kadar da şımarık olan Alaz ile karşılaşır. Alaz için Beril artık bir takıntıdır (bence kesinlikle öyle!), çünkü elde edemediği tek şey Beril’dir. Canım Alaz sağ olsun, okurken beni sinir krizlerine sokup durdu! Kış uykusundan Beril’den sonra mı uyandın? Neredeydin Alaz, sen? Beril, hâlâ Eren’i atlatamamıştır ve bu yüzden yeni flörtlere, yeni aşklara yelken açamıyordur. Alaz ile en ufak bir yakınlaşmada bile aklında hep Eren vardır. Bu yüzden Alaz ile aralarında bir şeyler başlamaya çalışsa da, bir türlü ilerleyemezler. Tam her şey değişecek, bir yol kat edecekler derken, Eren’in bir gün aniden Karadeniz’e çıkıp gelmesiyle tüm dengeler altüst olur… Bu hikâyede en çok üzüldüğüm kişi kesinlikle Özgür oldu. Ahh, o centilmen, düşünceli beyefendi… Berilciğim, illaki sıkıntılıları mı bulmak zorundaydık? Özgür sanki her şeyi düzeltebilirdi, değil mi? (Ece’ye bu konuda az yakınmadım!) Beril’in arkadaşları ise o kadar soft ve samimi ki, her birine ayrı ayrı bayıldım! Birbirlerine bu denli sıkı bağlarla tutunmaları gerçekten şahane. Kitabın sonu tam anlamıyla kaotik bir yerde bitti! Eğer kafanızı dağıtmak, reading slump’tan çıkmak için bir yol
Güneşin DokunuşuEce Nihan Tuzcalı · Dokuz Yayınları · 202452 okunma

libuli

, bir kitap okudu
Puan vermedi·400 syf.··
2025 2. kitabı
Ece Nihan Tuzcalı
8/10 · 52 okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2025 1. kitabı
Keşke - Sema Soykan Herkese selam! Dönem kitaplarını okumayı sever misiniz? Ben bayılırım! Hele ki Sema Hocam’ın kaleminden çıkmış bir eser varsa, her duyguyu, her olayı en ince ayrıntısına kadar hissetmeye hazır olun! Keşke, sadece geçmişi anlatmakla kalmıyor, adeta o dönemin tozlu sayfalarına dokunmamızı sağlıyor. Bu kitap, Köy Enstitülerinin kuruluşundan kapanışına kadar olan süreci ele alarak, Türkiye’nin en sancılı ve zor dönemlerini büyük bir titizlikle sunuyor. Sema Hocam, doğru bilgiyi okuyucuya ulaştırmak için inanılmaz bir araştırma sürecinden geçmiş ve iyi ki de geçmiş! Kitap o kadar donanımlı yazılmış ki, her satırında emeği ve özeni hissediyorsunuz. En etkileyici yönlerinden biri de, birçok üstü kapatılmış gerçeği, toplumsal ayrımları ve mücadeleleri en çarpıcı şekilde gözler önüne sermesi. Her karakterin hayatı, hayalleri ve mücadelesi beni derinden etkiledi. Onların yaşadıkları zorlukları okurken, hem hayranlık duyuyor hem de buruk bir hüzne kapılıyorsunuz. Gerçekten mükemmel ve etkileyici bir eser! Dönem romanlarını seviyorsanız, Keşke kesinlikle listenizde olmalı.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,003 okunma