libuli

libuli
@libuliofbooks
ig: libuliofbooks
9/10
·406 syf.··
2024 67. kitabı
Hainin Mührü Tüm beklentilerinizi karşılayacak, her sayfasını merakla çevireceğiniz ve evreninde kaybolacağınız bir kitabı okumaya ne dersiniz? Büyük bir tufan kopar ve bu tufan, Derin Deniz birinci dünyayı sular altında bırakır. İnsanlar, ilk dünyanın yıkımından sonra buldukları ilk kara parçası olan Kaya Şehri ile ikinci dünyayı kurar. Kaya Şehri'nin yanı sıra Ark Şehri de o tufandan kurtulur ve kendi şehrini kurar. Ark ulusu, Kaya Şehri'ndeki insanlara yemek karşılığında çocuklarını Ark donanmasında yetiştirmek üzere alır. Bu çocuklar, yağmalamaya gelen gezginlerden korunmak için eğitilir. Ark donanmasına uygun görülmeyen çocuklar ise "çürük" diye damgalanıp kendi umutsuzluklarına terk edilir. Arm ve Lunu’da çürük olarak damgalananlar arasındadır. Arm, kendi halinde elindekilerle yetinmeyi severken, Lunu bu umutsuzluktan kurtulup kendi özgürlüğüne yelken açmak ister ve Arm'ı da peşinden sürükler. Onlar, sadece efsanelerde anlatılan Gizli Liman'ın peşine düşerler. Bu yolda Hodbin, Beau ve Dante ile yolları kesişir. Özgürlüğünü arayan bu beş genç, karşılarına çıkan tüm tehditlere birlikte göğüs gerip, özgürlüklerini engelleyen her şeyi ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Bir o kadar da birbirlerine güvenmezler. Bu mücadelede Öfke de yerini alır; ne var ki, onun için işler hiç de planlandığı gibi gitmez. Bu durumu okuduğunuzda, en az benim kadar üzüleceğinizden eminim. İhanetler, sırlar, yarım kalmışlıklar… Kitap beklentilerimin çok üzerinde, mükemmel bir eserdi! Her şey tastamam ve eksiksizdi, hatta fazlasıyla doluydu. Tüm karakterler o kadar mükemmel bir şekilde yansıtılmıştı ki bunu kelimelerle tarif etmek imkânsız. Beş karakterin ağzından da olayları okuyoruz, ancak hiçbir şekilde olaydan kopmuyoruz. Betimlemeleri çok severim ve bu eserde her şey
Bilimkurgu / Fantasik
Hainin MührüÖvgü Deveci Safi · Perseus Yayınevi · 2024449 okunma
Reklam

libuli

, bir kitap okudu
9/10
·406 syf.··
2024 67. kitabı
Övgü Deveci Safi
9.1/10 · 449 okunma
8/10
·384 syf.··
2024 66. kitabı
Selam dostlarım, II. Dünya Savaşı'nın gölgesinde İstanbul'da yaşanan esrarengiz cinayetlerle dolu bir yolculuğa var mısınız? O halde yorumuma davetlisiniz! Osmanlı'nın son sadrazamı olan Talat Paşa'nın naaşı, Almanlar tarafından Türkiye'ye getirilmektedir. Bu olay, hem Türkiye'de hem de uluslararası arenada büyük ilgi görmektedir. Talat Paşa'nın naaşını getiren Alman subayları, şehrin tarihi ve kültürel sembollerinden olan Ayasofya'yı gezmek isterler. Ayasofya uzun süredir kapalıdır, ancak Talat Paşa'nın naaşını getirmeleri, onlara Ayasofya'ya giriş izni sağlar. Almanlar, kendi heyetleriyle Ayasofya'ya girerken, Türk görevlilerin içeri girmesini istemezler. Türkler, bu ricalarını kırmaz ve Almanlara Ayasofya'yı yalnız başlarına gezme imkanı tanır. Ziyaret esnasında, "İmdat" çığlıkları her yerden yankılanmaya başlar. Bu çığlıkların ardından birinin minareden atıldığı görülür. Yapılan incelemeler sonucu, cesedin bir papaza ait olduğu ortaya çıkar. Papazın kimliği belirlendikten sonra akıllarda tek bir soru belirir: Papazın Ayasofya'da ne işi vardı ve kim tarafından neden minareden aşağı atıldı? Papazın ölümünden bir gün sonra, Sultanahmet Camii imamının cesedinin de Ayasofya'da bulunması büyük bir yankı uyandırır. Dinler arası bir savaş mı başlamıştır? İki din adamının Ayasofya'da ne işi vardı? Atilla Komiser ve Mesut, bu karmaşık cinayetleri çözmek için görevlendirilir. Tarihi gerçekliklerle harmanlanmış polisiye eserleri okumaya bayılan biri olarak, kitap tam da aradığım türdeydi. Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çekmeyi başardı. Her ne kadar başlangıçta küçük bir cinayet olayı gibi görünse de, asıl büyük hadise kitabın derinliklerinde gizliydi. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, dönemi yansıtmak adına Osmanlıca lugat kelimelerin kullanılması oldu.
Edebiyat Korku-Gerilim Polisiye Roman
Ayasofya'da Bir ÇığlıkMelih Esen Cengiz · Altın Kitaplar · 202548 okunma
9/10
·364 syf.··
2024 65. kitabı
Kal Bizimle Daphne Defne, İstanbullu bir doktor olan babanın en küçük kızıdır. Bir de abisi vardır ve ailelerinde herkes doktor olma geleneğini sürdürmektedir. Yaz tatillerini Yalova Termal'de, çocukluk arkadaşları Ömer ve Nergis ile geçirmektedirler. Defne, yaz tatillerinde babaannesinin yanına geldiğinde bu yakın arkadaşlarıyla vakit geçirmekten büyük keyif alır. Bir yaz akşamı, Defne'nin annesi çocuklarını özlediği için merkezdeki evlerine gelmelerini ister. Defne, en yakın arkadaşı Nergis'in de onlarla gelmesini çok istediğinden ağlamaya başlar. Sonunda Nergis'in annesi de ikna olur ve Nergis'in onlarla gitmesine izin verir. Ancak o gece, hayatlarını kökünden değiştirecek büyük bir felaketle yüz yüze gelirler: Marmara Depremi. Deprem sırasında Defne, annesini, babasını, babaannesini ve abisini kaybeder. Defne ve Nergis, bu yıkımın içinden mucizevi bir şekilde kurtulurlar. Kimsesi kalmayan Defne'yi amcası yanına alır, ancak kuzenleri ve yengesi onu istemediklerini fazlasıyla belli ederler. On bir yaşında eğitim için Londra'ya gönderilen Defne, burada yeni bir hayata başlar. Türkiye'ye dönmek istemez ve öğretmeni Eve ile kızı Susan'ın yanına yerleşir. Susan ile kardeş gibi olur ve onların sevgisi ve desteği ile Londra'ya ve yeni ailesine sıkı sıkıya bağlanır. Ailesinin tıp geleneğinin aksine, hukuk okumayı tercih eden Defne, bu alanda başarılı olur. Hayatının dönüm noktalarından biri, Emma'nın hayatına girişiyle başlar. Ancak, erkek arkadaşı ile yaşadığı kötü bir dönüm noktası hayatını alt üst eder. Tam bu sırada, çocukluğunun en yakın arkadaşlarından Ömer, Defne'ye ulaşmaya çalışmaktadır. Defne ve Ömer'in yolları, kaderin bir cilvesi olarak yeniden kesişir. Kitap başta size düz bir roman gibi görünebilir, ancak içine girdikçe kitabın evreni size daha fazlasını
Kal Bizimle DaphneYelgin Arkoç Mesci · Altın Kitaplar · 202447 okunma